Tahsilliyiz belki, iyi okullarda okuduk, sözümona kültürlüyüz, yetiştirdik kendimizi, paramız var, yabancı dilimiz var, görgümüz var. Ama çaremiz yok. Bu gerçek. Hepimiz çaresiziz.
Genellikle, icazetname koparıp alim sıfatıyla bir daireye kapağı atmak için yanıp tutuşan, dünyevi ilimleri kafirlik saymalarına rağmen dünyevi çıkarlar peşinde koşmayı ihmal etmeyen bu talebeler, günde beş kere abdest tazelemelerine karşılık, hamama ancak ayda yılda bir giderler, kâgir medresenin kurşun kubbeleri altındaki hücrelerde yatıp kalkarlar, yer içerlerdi.
Şimdi borç batağından çıkamayan ama her şartta iyi görünen insanların fakirliğini görebiliyoruz. Tam borç bitecekken yeni bir model çıkararak koskaca bir ömür bir demir yumağı için heder olur.