Konuşun soytarılar
Çalgılar susun
Daha bitmedi açlar
Salınır o eski sularda cüzzam yalnızlığı kirliliklerin
Gözün gözü sömürdüğü topraklarda ayıp ve kara
Şimdi çoktan terekesi o serüven kahramanlığın
O bezirgan mutluluk balık tutar şimdi mor kuytularda
Ne de çok özlemişiz gökyüzünü kirsiz sevmeyi
Evimin bir köşesinde pikap çalar, süslü palmiyeler, kitaplıkta bir dolu kitap, masada şarap... ilkbaharda bambaşka oluyor. Portakal çiçeği, Nergis kokusuna dalıp gidiyorum. En sevdiğim çiçek kokularıdır. Kitaplarımın arasında kurutup dururum ha bir de mektup yazarım, ne gülünç şeyler toplandı diye de iç geçiririm sonra da yavaşça Gaye Su Akyol'u açıyorum
*Bir yaralı kuştum uçtum uçtum senden uzaklara... Devamı çalsın :)
Şimdi biz neyiz biliyor musun?
Akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz.
Boşlukta iki yalnız yıldız gibi
Acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz.
Bir zamandan sonra batık bir aşktan geriye kalan iki enkaz olacağız yalnızca
Kendi denizlerimizde sessiz sedasız boğulacağız, ne kalacak bizden?