Çarşamba aksamları sen anlat karadeniz yerine börüyü izleyen ve arkadan tekrar tekrarını izleyen bir insan ve bağğğyan olarak bu kitabın hedef kitlesi ben değilim. Zaten kendisini tost ekmeği almak için girdiğim marketten para üstüyle aldım. O yüzden de aldığıma değil okuduğuma pişmanım. Başima bir iş gelmeyecekse ben kitabi beğenmedim. Junior boy Ahmet Batman okuyomuşum gibi geldi....
Türkiye'nin madenlerini ezberlerken canımın sıkıntısına ara vermek için başladım. Madenleri ezberlemeye çalışmak vallahi daha eğlenceli.
Kitabın başında yazar kendisini "kadınları anlayan adam" diye övüyor. Arkadaşları öyle diyomuş. Ben 27 yildir bir kadinla kendimle birlikte yaşiyorum ben bile benim ne istediğimi çözemedim de sen nereden kadınları anlayacan da bununla övünücen..
Şu 17 yaşinda ( kiz 17 yasinda) hem okula giden hem hastanede staj yapan hemde kozmetik magazasinda çalisan kiz ile ilgili olan bölüm çok kötüydü... bi kere 17 yasında biri senin sevdigin kadin olamaz 18ine kadar herkes çocuktur nokta...
Akabinde bu kiza üvey babasi tecavüz ediyor, annesi kanser bunu ögrenince hastaligi ilerliyor ölüyoda dedesiyle bu kiz malatyaya gidiyo oraya yerleşiyo da aman goy goy kurgusu işte... bi de öyku arasinda sevdigi kizin bi arkadasini kurgulamiş bu kizda bunun okuruymuş çok seviyomuş kitaplarini falan övmüş işte kendini
Ben babasiz büyudum, cok acilar cektim bana bunu bunu bunu yaptilar.. gibi direkt sersenişleri sevmiyorum ben bu yasadiklarini direkt anlatmak yerine kurgularsan ve bunu başarabilirsen yapitina hem kendinden bi şeyler eklersin hem de işte o zaman bir yazar olma yoluna girebilirsin. Böyle çocukluk travmalarini çok aci çektim diye dümdüz anlatirsan ben sıkılırım benim derdim bana yetiyo senin derdinden bana ne okurum ben psikolog değil...
Bu lisede bi kizi