Yazarın, Süreyya ve Suat'ın, mutlu ve huzurlu sandıkları evliliklerinin Süreyya'nın bencil istekleri ile dolu olduğunu anlayan Suat'ın Necip ile olan tutku dolu aşkını en ağdalı dille zincirlenmiş heveslerle anlattığı Türk edebiyatının ilk psikolojik romanıdır. "Başka çare olmadığını, alışmak gerektiğini görüyor, alışkanlığın gayet büyük bir kuvvet olduğunu anlıyordu."