Dünya insanların canının yandığı, sevdiğim adamın günün birinde öleceği bir yere dönüşmüş. Her şey bana onun güvenliğini, yakınlığını anlatıyor; zaman bizim ne süreyle ayrı olduğumuzu ölçmeye yarayan bir mekanizma. Sürekli onu düşünüyor da değilim, ama bu adam, benim düşünce tarzım.onun zihni benim pusulam, gözleri tek aynam. Her gece ormanın önündeki bambu panjurları kapatıyoruz ama o benim rüyalarıma girmiyor, rüyalarımdan çıkıp gitmiyor da, çünkü rüyamızı birlikte görüyoruz. Vücudum onun orada olduğunu biliyor. Uyandığımızda aynı şeyi istiyoruz.
Birbirimizi. Birbirimizi.