Can Usta

Alman şair Schiller'in söylediği şuydu: "Dünya yurttaşı olarak yaşıyorum. Yurdumu erken yitirdim ve karşılığında geniş yeryüzünü buldum"; bir hemşerisine de şöyle diyordu: "Bir millet oluşturmanın arkasından koşmayın, insanlar olarak kalmakla yetinin!
Sayfa 165·Kitabı okudu
Reklam
İzmir’e daha gelemedi ; 21.yyda bile şu anlayış…
18. yüzyıl, bir önceki yüzyılda yeniden bulunmuş olan şehirciliği geliştirdi. Bu şehircilik, kenti bir bütün olarak alıyor; onu güzelleştirmeyi ve içinde oturanların yaşamını düzeltmeyi amaç ediniyordu; hem güzeli hem yararlıyı arıyordu. Şehircilik anlayışı klasiktir bu yüzyılda: Doğayı insan iradesine tâbi kılmak ister; ancak, öte yandan, doğayı da tarihi de hiçbir zaman savsak lamaz; çünkü tarihin verilerinden yararlanmak akla uygundur. Birçok kentte güzel rıhtımlar, gösterişli köprüler, halkın gezineceği yerler ve kent bahçeleri yapılır; çoğu kentte hükümdarın heykelini içine alacak alanlar açılır; onlardan biri Paris'tedir: XV. Louis Meydanı (bugünkü Concorde).
Sayfa 153·Kitabı okudu

Can Usta

, bir kitap okudu
10/10
·430 syf.··
Beğendi
·
21 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2026 23:17
·
2026 5. kitabı
Aziz Nesin
9/10 · 593 okunma
10/10
·430 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2026 23:17
Bu kitabı okumayı düşünen biri varsa, ona tek söyleyebileceğim şey, büyük olasılıkla bu kitabın Türk edebiyatının en büyük beş romanından biri olduğudur. Aziz Nesin okumak, genellikle Türk insanını, kurumlarını ve hayatını anlamak için derin bir kılavuz vazifesi görür. Perdenin arkasında kalmış ve kanıksadığımız bozuklukları, Aziz Nesin’in kaleminden sade; lakin en ince ayrıntısına kadar hesap edilmiş bir şekilde görmek, Türkiye’nin eğrisi ve doğrusuyla muhasebesini yapmamızı sağlar.
Tek YolAziz Nesin · Nesin Yayınları · 2015593 okunma
Ben kendi kendimi nasıl, neyle kandırıyordum? İşte size cezaevinde aylarca anlattığım "Tek Yol" aldatmacasıyla... Yoo yo, sizi aldatmak istemedim. İnanıyordum bu tek yol yalanına... Uydurduğum yalana, kendi yalanıma... İnsanlar bu "Tek Yol" aldatmacasıyla kendilerini dolandırıyorlar. Kadın, orospu oluşuna gerekçe uyduruyor: "Ne yapayım, başka hiçbir çarem yoktu, kötü yola düştüm..." Ama gerçekten mi başka hiçbir umarı yoktu, yoksa başka umarım yoktu diyerek kendini mi kandırdı? Bakıyorsunuz, başka bir kadın aynı duruma, hatta daha da kötüsüne düşüyor ama, başka çarem kalmamıştı, demeyip, başka bir çare bulup orospu olmuyor. "Başka hiçbir yol yoktu, çalmak zorunda kaldım..." "Başka ne yapabilirdim, çocuğum aç, karım da hastaydı..." "Başka hiçbir yol yoktu," dedi mi bir insan, yani hertürlü çözümü salt tek yol çözümüne bağladı mı, işte o zaman kendi kendini dolandırmaya başlamış demektir. İnsanlar buyüzden kaçakçı, buyüzden katil, buyüzden hırsız oluyorlar. "Bütün başka yollar tıkalıydı, benim için açık tek yol vardı," derken, önümüzdeki yollardan bizim için en kolay olanı yada en kolay olduğunu sandığımız yolu seçmiş oluyoruz. İlle de en kolay yoldan gitmek istediğimiz için bütün öbür yolları görmezden geliyor, yok sayıyoruz. Benim bu durumlara düşmemin nedeni hep bu işte... Yaşamım boyunca hep kendi kendimi dolandırmış olduğumu çok geç anladım, üstelik de başkalarını dolandırıyorum diye...
Sayfa 406·Kitabı okudu
Reklam