Ben kendi kendimi nasıl, neyle kandırıyordum? İşte size cezaevinde aylarca anlattığım "Tek Yol" aldatmacasıyla... Yoo yo, sizi aldatmak istemedim. İnanıyordum bu tek yol yalanına... Uydurduğum yalana, kendi yalanıma... İnsanlar bu "Tek Yol" aldatmacasıyla kendilerini dolandırıyorlar. Kadın, orospu oluşuna gerekçe uyduruyor: "Ne yapayım, başka hiçbir çarem yoktu, kötü yola düştüm..." Ama gerçekten mi başka hiçbir umarı yoktu, yoksa başka umarım yoktu diyerek kendini mi kandırdı? Bakıyorsunuz, başka bir kadın aynı duruma, hatta daha da kötüsüne düşüyor ama, başka çarem kalmamıştı, demeyip, başka bir çare bulup orospu olmuyor. "Başka hiçbir yol yoktu, çalmak zorunda kaldım..." "Başka ne yapabilirdim, çocuğum aç, karım da hastaydı..."
"Başka hiçbir yol yoktu," dedi mi bir insan, yani hertürlü çözümü salt tek yol çözümüne bağladı mı, işte o zaman kendi kendini dolandırmaya başlamış demektir. İnsanlar buyüzden kaçakçı, buyüzden katil, buyüzden hırsız oluyorlar. "Bütün başka yollar tıkalıydı, benim için açık tek yol vardı," derken, önümüzdeki yollardan bizim için en kolay olanı yada en kolay olduğunu sandığımız yolu seçmiş oluyoruz. İlle de en kolay yoldan gitmek istediğimiz için bütün öbür yolları görmezden geliyor, yok sayıyoruz. Benim bu durumlara düşmemin nedeni hep bu işte... Yaşamım boyunca hep kendi kendimi dolandırmış olduğumu çok geç anladım, üstelik de başkalarını dolandırıyorum diye...