"Bu sizi hiç şaşırtmamalı. Ölüm cezası, böylesi durumlarda hem haksız, hem faydasızdır. Öldürmek hırsızlığı cezalandırmak için çok ağır, hırsızlığı önlemek içinse çok hafif bir cezadır. Her çalan ölümü hak etmedikten başka, açlıktan ölmemek için çalan adama, en korkunç işkenceleri de yapsanız yine çalar. Bu konuda İngiltere'nin ve daha birçok memleketlerin adaleti, öğrencileri yetiştirecek yerde döven kötü öğretmenlere benziyor. Hırsızlara en ağır cezaları verecek yerde, toplumun bütün üyelerine yaşama olanaklarını sağlasanız ve kimse kellesi pahasına çalmak zorunda kalmasa daha iyi olmaz mı?
"...Atalarımızdan kalan en güzel kurumları yaşatmakta, geliştirmekte hiç de ateşli değiliz. Biri onları düzeltmeye, geliştirmeye kalktı mı, ilerlemeye katılmamak için eskiye sarılırız. Her yerde bu küflü, bu saçma kafaları görmüşümdür. Bir kez de İngiltere'de..."
"Krallar yalnız savaşı düşünürler, bense bu sanattan ne anlarım, ne de anlamak isterim. Yalnız barışa yararlı sanatlar, kralların pek umurunda değildir. İş yeni ülkeler kazanmaya geldi mi, bütün yollar iyidir onlar için: Din, iman, akıl dinlemezler, ne günah işlemekten çekinirler, ne kan dökmekten. Buna karşılık, kazandıkları ülkelerin halkını iyi yönetmekle pek uğraşmazlar."