Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Cenaze geçiyor caddeden,
Mahallede sârî bir sükût;
Başlar sarkmış her pencereden,
Omuzlarda sallanan tabut.
Unutulmuş her günkü tasa,
Son günü düşünmede herkes;
Hakka şükürdür, olsa olsa,
Göğüslerden çıkan her nefes.
Intermezzo
Uzun zamandır okuduğum romanlar bende güçlü bir iz bırakmıyordu. Ta ki bu kitabı bitirene kadar…
İki kardeşin farklı yollardan geçip aynı istikamette buluşmasına tanıklık ettim. Okudukça insan ister istemez kendi gençliğiyle bugünkü hâli arasında gidip geliyor; her sayfada kendine dair küçük ama anlamlı paylar çıkarmanıza sebep oluyor.
IVAN ve PETER
Birisi olduğu diğeri görünmek istediği hayatı çiziyor. Bitince anladım ki yazar güzel kalemiyle içimizde hep çeliştiğimiz duyguları iki kardeş üzerinden adım adım yüzleştirmek istemiş.
Keyifli okumalar dilerim