Buradan kısaca artma ve çoğalma sözcüklerinin farklı anlam taşıdıklarına işaret etmeli,belki bir de maksûdu açık kılmak için misal vermeli .Söz gelimi
dikkatin artması başka ,çoğalması başkadır.Dikkatin artması bir şey üzerindeki dikkatin (ihtimamın )artması demek …Dikkatin çoğalması ise dikkatin kendisiyle değil,kendisine yöneldiği şeylerle alâkalı.Karıştırılan da burası ilkinde dikkatin miktarı artıyor ,ikincisinde dikkat edilen şeylerin miktarı çoğalıyor .
Istırap olmadan hiç aşk olur mu ?
Nâdan , ilim gibi aşkı da çoğalttı .Aşk bir noktaydı ,belki artar ama çoğalmazdı .Artık ilim yok ,ilimler var ,aşk yok ,aşklar var .
Siyasi ve ekonomik kurumlar toplumların tercihidir. Kurumlar kapsayıcı olup ekonomik büyümeyi teşvik edebilir. Ya da sömürücü olup ekonomik büyümenin önündeki engelleri oluşturur.
Güvence altına alınmış özel mülkiyet hakları merkezidir çünkü yalnızca bu haklara sahip olanlar yatırıma ve üretkenliği artırmaya istekli olurlar. Ürününün çalınacağını, kamulaştırılacağını ya da tümüyle vergiye bağlanacağını bilen iş insanı, yatırım ve yenilik yapmak şöyle dursun çalışmak bile istemez. Oysa toplumun büyük kısmı bu tür haklardan faydalanmalıdır.