— Süt getir, Domingo; çabuk getir, –dedi uşağa, kapıyı açar açmaz.
— Şimdi de köpek almak mı geldi aklınıza, Küçük Bey?
— Onu satın almadım, Domingo; bu köpek tutsak değildi, özgürdü; buldum onu.
— Ha, demek sokağa atılmış.
— Hepimiz atılmışız, Domingo. Süt getir.
Her yasa bir ritim yasasıdır, ritim de aşktır. İşte şimdi, kutsal sabah, günün bekâreti bana bir buluştur sunuyor: aşk, ritimdir. Ritmin bilimi matematiktir; aşkın duygusal anlatımı müziktir. Anlaştık. gerçekleşmesi değil, anlatımı.
Hemen hemen hepimiz bilinçsizce sıkılıyoruz. Sıkıntı yaşamın temeli; oyunları, eğlenceleri, romanları ve aşkı bulan sıkıntıdır. Yaşamın sisi, tatlı bir sıkıntı, ekşimtırak likör damlatıyor. Bütün bu günlük ve anlamsız olaylar; vakit geçirdiğimiz, yaşamı uzattığımız bütün bu tatlı söyleşiler dünya tatlısı sıkıntıdan başka nedir ki?