"Oyun sırasında insan neden dalıp gidemezmiş?" diyordu Augusto kendi kendine. "Yaşam da bir oyun mu, değil mi? İleri sürülen taşlar niçin geri dönmesin? İşte bu mantık! Mektup belki Eugenia'nın elleri arasındadır. Alea iacta est![4] Olan oldu. Peki yarın ne olacak. Yarın Tanrı'nın günü. Peki dün kimindi? Kimindi dün? Ah dün, güçlülerin hazinesi! Kutsal dün, her günkü sisimizin özü!"