Çâre-sâz

Çâre-sâz
@Caresaz
Kendi halinde okur yazar
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·315 syf.·
2021 6. kitabı
Yine bir yazar hayatının; kurgunun, satırların arasından size gösterdiği resme bakakalacağınız derinlikte olan bu kitapla mest oldum. Kundera Çekoslavakya’nın Brno şehrinde doğmuş, ülkesindeki rejimlere ters düşmesiyle komünist partiden ihraç edilmiş ve Fransa’ya göç etmiştir. Kitapta ise Çekoslavakya tarihi, Sovyetler Birliğinin bu ülkeyi işgalini, Prag Baharı, siyasi otorite ve geleneksellik ile ilgili konular işlenmiştir. Yalnızca bunlar da değil sıkıcı siyasi yahut tarih kitabı değildir tahliller, ilişki analizleri ve anlatım biçimi de okunmaya değer kılan diğer özelliklerinden. Yunan Mitolojisinin en acıklı kahramanı olan Oedipus’u Orhan Pamuk’tan sonra romanına en iyi kurgulamış ve sığdırmış diğer yazar Kundera oldu benim için. Kitaba başladığımda kurgu ve karakterlere karşı anlamsız bir önyargım olmasına karşın Kundera beni bu düşüncemden ötürü kötü hissettirmişti. O önyargılı olduğum kişiler, hayatların derininde yatanları görmek ve anlamak sebep olmuştu. En sevdiğim mesajı ise “ insanların ne istediğini bilmemesinin gayet doğal oluşu, hayatlarımızın prova hakkımız olmayışının, tek bir kere oluşunun altını çizmesinden etkilendim. Okuma zevkimi belirleyen en temel unsur olay örgüsünden ziyade: dili, derinliği, tasvirleri, betimlemeleri ve gözlemleri belirleyici oluyor. Eğer sizinle ortak kaygıları paylaşıyorsak siz de en az benim kadar keyifle okuyacaksınız diye düşünüyorum.Kısacası bırakın Kundera zihninizde bir yer bulsun kendine.
Varolmanın Dayanılmaz HafifliğiMilan Kundera · İletişim Yayınları · 198613,2bin okunma
Puan vermedi·528 syf.·
2021 4. kitabı
Murathan Mungan’ı şiirleriyle tanıyordum. İlk defa bir romanını okudum. Kitabın kahramanı bir kadın ve bana göre o kahramanı tanımamızı sağlayan küçük bir kız çocuğu. Öyle üç kelimeyle geçilecek bir kız çocuğu değil ama yaşına rağmen kadınlar dünyasına çok hızlı bir giriş yapmış, çok bilmiş, bol sorular sorup kişiyi köşeye sıkıştıran, erkelerle aynı ortamda olduğunda onlarla genç kadınlar gibi flörtöz tavırlar takınan küçük bir kız çocuğu. Bu çok bilmiş küçük kızımız size bol empati yaptırıyor. Bir çok kadın tanıyorsunuz bu kitapta, eğitim farklılıkları olan, ideolojileri, zevkleri, hayatı algılayışlarıyla farklı kadınlara ve iç dünyalarına tanık oluyorsunuz. Gözleminin ve kaleminin ne kadar güçlü olduğunu gösterdiği bir eser. İlk okuduğumda açıkçası küçük bir kız çocuğunu bu ironiyle anlatmasını biraz abartılı bulmuştum. Yüksek Topuklar’ı okuduktan sonra etrafınızdaki insanları gözlemlerseniz abartı olmadığını hatta bu mecrada küçücük kızları yetişkinler gibi giydirme furyasını, çocuklara büyüklerin rollerini vermeyi komik bulduğumuzu; daha da ileriye götürürsek komik bulduğumuz bu halleri ebeveynlerin ciddiye alıp eğitim olarak benimsemeleri sonucu kurgunlanmış fakat tam da hayatın içinden olan küçük kahramanımıza kızmaktan vazgeçip toplumu, kendimizi ve ebeveyn olma durumunu sorgulamaya başlayabilirsiniz.
Yüksek TopuklarMurathan Mungan · Metis Yayıncılık · 20173,646 okunma
Puan vermedi·152 syf.·
2021 3. kitabı
Coelho bu kitapta karşımıza baş karakteri gerçekte olan ve yaşanmışı kurgulayan bir kitap. Yorumuma geçmeden önce kitabın karakteri tamamen kurgu olmuş olsaydı eğer kitaba bakış açım çok daha pozitif olabilirdi. Neden mi ? Casus Mata Hari travmalarından uzaklaşmak için neredeyse hayatının yarısını kaçarak geçirmiştir. Casus dediğime bakmayın kitabı bitirince Mata Hari hayatıyla ilgili yaptığım araştırma sonucu detaylı bir bilgi edinebildim. Kitabın göze çarpan en büyük eksikliği bu oldu benim için. Gelelim Mata Hari’ye asıl adı ebeveynleri tarafından Margareta Zelle olan bu kadın aile evinden kurtuluş için evlilik yapıyor. Evlenince kocası ona yenir bir isim vermeye zorluyor. Yaptığı evlilikte özgürlük ve refah bulamadığı için Fransa’da dansçı olmak üzere tekrar kaçıyor. Neredeyse hayatının yarısı travmalarından uzaklaşmak için kaçmakla geçiyor. Fransa’da hayatına ünlü ve çok sayıda erkek alıyor. Kitapta güçlü kadın imajı verilen Mata Hari bana göre güçlü değil özgürlüğüne düşkün bir kadın. Özellikle özgürlüğüne düşkün kelimelerini seçtim çünkü özgürlük sorumluluğu reddetmek anlamına gelmiyor. Oysa Mata Hari’nin kendi ağzından erkekleri para için kullandığını duyuyoruz, yine para için yataklar süsleyip dansını icra etmeye çalıştığını ki bu yadırgayıp yargılamıyorum istediği şeyi elde ediş şekline sitemim, asıl küçük çocuğunu düşünmeden ardında bıraktığında vermiştim kararımı; güçlü değildi tek suçu Özgür bşr kadın olmaktı. Fransa’da bulunduğu sıralar Almanya ve Fransa arasındaki savaşta kendini casus olarak buluyor. Defalarca casus olmadığını söylese de kanun önünde suçluydu. Bu suçu Paris’te kurşuna dizilmek şartıyla ölüm cezasıyla son buluyor. ( Paris demişken bol bol Eiffel kulesine maruz kalıyorsunuz bana abartı gelmişti ) Özgürlüğünün peşinde geçen, doğru yanlış
CasusPaulo Coelho · Can Yayınları · 20166,9bin okunma