Gün boyunca ne zaman bir sıkıntıyla karşılaşsa, duygusuz, incelikten yoksun, hırslı ve böylelerinin hep olduğu gibi ‘kültürsüz’ kişilerin kabalıklarına ve acımasızlıklarına ne zaman katlanmak zorunda kalsa, “ Zaten, şimdi burada değilim ben!” diye düşünüyormuş.
Yaşlı gazeteci, kitabı o kadar çok sevmiş ki, bir süre önüne gelen herkese ondan söz etmiş, ama değil kendisi gibi ne emekler vererek o ciltleri Fransızca okuyup sevecek birini bulmak, heyecanını bile paylaşacak kimseye rastlayamamış.
Gerçek her zaman bir kuyunun içinde değildir. Daha önemli bilgi alanlarına bakıyorum da onun hep yüzde olduğuna inanıyorum. Biz onu vadilerin derinliklerinde ararız, o ise dağların tepesindedir.
İnsan kendi mutlu olabilme imkânını görebilmeli. Mutluluksa filmlerin, romanların içinde değil, kendi yaşadığımız basit hayatın içindedir. Ve önemli olan yaşanılan “an”dır. Onu ibadet, sabır, anlayış, tevazu ve merhamet ile anlamlı hale getirmek mutluluğun ta kendisidir.