Cassandra metis

Cassandra metis
@Cassandrametis
67 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı

Cassandra metis

, bir kitap okudu
Puan vermedi·269 syf.·
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Machado de Assis
7.7/10 · 1.046 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Durum öyküsü emekti
Puan vermedi·168 syf.··
2025 9. kitabı
`jhumpa lahiri`'nin aslında italyanca yazdığı bir metnin ingilizceye kendi çevirisi… tam bir durum öyküsü. dilin, mekanın ve kimliğin yerini sürekli sorgulayan bir metin. italo svevo'dan yapılan epigraf da daha ilk cümlede kitabın ruhunu koyuyor: insan, yer değiştirdikçe bulanır. kitap 46 kısa parçadan oluşuyor; “kaldırımda”, “trende”, “kafamın içinde” gibi mikro mekanlar üzerinden ilerliyor. olay örgüsü neredeyse yok. bunun yerine gündelik anlar, insanların arasından geçip giden sessiz bir karakter ve o anlara yapışan duygular var. anlatıcı orta yaşlı, isimsiz, yalnız bir kadın. bir ofiste çalışıyor ama işiyle gerçek bir bağı yok. hayatı bir tür sis perdesinin ardından izliyor. hayata karşı o kadar mesafeli ki, kitabı okurken “abla ister misin yerini ben doldurayım?” diye sorasın geliyor. “yalnızlık benim ticaretim” derken fazla abartmıyor, evi bile spartan. ilişkileri de aynı mesafede. onu aldatan uzun süreli sevgili, ara ara hayatına girip çıkan evli adamlar, arkadaşının kocasına duyduğu ama hiçbir yere varmayan çekim… hiçbiri bağ değil, sadece temas. ailesi ise açık bir kırılma noktası. sürekli eleştiren, bunaltan bir anne ile genç yaşta kaybettiği bir baba. bu ikisi, kadının bugün kimseye tam yaklaşamamasının temelini oluşturuyor. kendisine bakışı bile sert “aynaya bakmaktan kaçınırım, çünkü yüzüm beni hayal kırıklığına uğratır.” kitabın ana teması çok net “ait olduğum yer” diye bir şey yok. sabit bir konum değil; bulanıklık, kayıp, köksüzlük hissi. günlük hayattaki küçük temaslar var; kahveci, yüzücüler, konferanstaki filozof, eski sevgili gibi onlar da birer anlık çarpışma sadece. ince bir yalnızlık ağı örüyor hepsi. melankoli kitabın sürekli tonu. karanlık değil ama devam eden bir ağırlık var. bahar ayları özellikle tetikleyici. hafifçe engebeli her
Alıntı
Olduğum YerJhumpa Lahiri · Domingo Yayınevi · 2022969 okunma
Gerçek bir çöküş kaydı deneyimi
Puan vermedi·128 syf.··
2025 8. kitabı
bu bir açık intihar mektubudur. dolayısıyla bu bir roman değil, düpedüz bir çöküş kaydı. burada klasik bir hikaye yok öncelikle, `osamu dazai` okuru direkt yozo'nun karanlık zihnine kilitliyor. bu yüzden sevmesi de sindirmesi zor bir metin… romanın en güçlü ama aynı zamanda en problemli tarafı ana karakterin “karakterinin” zayıflığı. yozo'nun kendi anlattıklarına güvenemiyorsun. kendisi de zaten güvenilmez olduğunu söylüyor. bu durum kitabı ikiye bölüyor: bir yanda içe dönük, karanlık, utanç merkezli bir adamın ağıtı var. öbür yanda, kendi kendini sabote eden bir anlatıcıya mahkûm edilmek var.. kitap, okuru duygusal olarak manipüle ediyor. yozo tüm dünyayı “anlaşılmaz bir tehdit” gibi çiziyor ama bu onun kendi filtresi. dazai burada çok iyi iş çıkarıyor, yozo'nun hastalıklı filtresini gerçek diye yediriyor. etkileyici mi? evet. yorucu mu? kesinlikle. metnin en belirgin kusuru duygu paletinin inanılmaz dar olması. yani baştan sona çürüme, tükenme, sıkışma… ne öfke var, ne isyan, ne de havayı kıracak bir mizah. yozo'nun “soytarılığı” bile neşeden çok maske. bu da kısa bir kitap olmasına rağmen yer yer ağır ve tekdüze hissettiriyor. kadın karakterler ise romanın en zayıf halkası. tsuneko da yoşiko da gerçek insanlar gibi değil. hepsi birer mağdur mağrur çilekeş `yeşilçam` karakterleri. yozo'nun bozulmuş aynasına yansıyan gölgeler gibiler. hep aynı şablon takip ediliyor; saf, kurban, ruhani, anlaşılmaz. kadınlar araç, erkek acısı ise amaç gibi yazılmış. yozo'nun bağımlılık süreci çok başarılı anlatılmış olsa da, nedenlerine dair roman neredeyse hiçbir şey söylemiyor. savaş sonrası japonya'nın travması, toplumsal arka plan… hepsi flu. dazai bireyin iç çöküşüne o kadar odaklanmış ki, bunu tetikleyen dış dünya neredeyse yok sayılmış. bu da metni biraz tek boyutlu
Alıntı
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,1bin okunma
İyi hayat mümkün değil
Puan vermedi·496 syf.··
2025 7. kitabı
“iyi hayat” mümkün değil; sadece “daha az kötü” var. hayat dediğimiz şey, aslında istikrarsız bir tesadüf zinciri… işte bu cümlelerle kitabı tanımlamak ve böyle başlamak istedim incelemeye. `kate atkinson` dışarıdan bakınca sil baştan temasını oyunlaştıran bir roman yazmış gibi duruyor ama aslında sadede spirial zaman üzerine acı çekmeyi anlatıyor. atkinson, döngüselliği adeta bir laboratuvar gibi kullanıyor. kader, tesadüf, bellek, travma ve “yaşamın tekrarlanabilirliği” üzerine karanlık bir deney yürütüyor. `nietzsche`'nin ebedi dönüş (bengi dönüş) fikrini andıran, ama ondan çok daha kirli ve insani bir düzlemde. ursula'nın yeniden doğuşları bir lütuf değil, çoğu zaman lanet. roman, “mükemmel hayat” fantazisini değil, hayatta kalmanın ne kadar rastlantısal olduğunu gösteriyor. her döngü, önceki hayatın bulanık tortusunu taşıyor: `déjà vu`'lar, sezgiler, bir türlü adını koyamadığı bir iç sıkıntısı. hafızanın bedensel ve hatta ruhsal bir seviyede sürdüğüne dair ciddi bir tartışma açıyor atkinson psikanalitik okura da, varoluşçu okura da kapı aralayan bir yerden. öncelikle ursula'nın amacı hiçbir zaman en iyi hayatı bulmakdeğil. çoğu döngüde tek hedefi bir sonraki ölümden kaçmak. yani döngüler özgürlük değil, sisifos işi bir sürünme hâli. bence en önemli detaylardan biri, bir şekilde ailenin hep varlığını koruması. yani todd ailesi her döngüde aynı: sylvie, hugh, maurice, pamela, teddy… bu da aslında kara ve atalar üzerine yoğunlaşan insanlar için yine ıldukça tanıdık bir tema. ursula'nın “aynı” insanlarla yaşadığı hayatlar tamamen başka yerlere savruluyor. atkinson burada insan karakterinin sabit olmadığını, bağlamın kişiliği baştan yazdığını gösteriyor. aynı insan, başka bir dünyada bambaşka biri. spiritüel açıdan da, klasik reenkarnasyondan çok ruhun çözülmeyen
Alıntı
Hayat, Sil BaştanKate Atkinson · Yapı Kredi Yayınları · 2015159 okunma