Sesindeki her gergin tınlama, tedirgin ellerinin her kıpırtısı, her oynayışı, ağzından çıkan her acı söz, her zehirli cümle hatırımda; yürüdüğümüz her sokak, her ırmak kıyısı, çevremizi saran her duvar ya da ağaçlık, saatin kollarının kaçı gösterdiği, rüzgarın ne yöne kanat açtığı, ayın biçimi ve rengi aklımdan çıkmıyor.
Sevdiğiyle bir olur gerçekten seven,
Engellere boyun eğmesini kabul edemem.
Bir şeyler değişti diye kendini değiştiren,
Terk ile yok olan aşka aşk demem.
Aşk hep aynı yerde duran bir nirengidir,
Fırtınalara gülüp geçer hiç sarsılmadan;
Kadri bilmese de gökte, en yüksektedir,
Yıldızdır kaybolmuş gemilere yön bulan.
Zaman aşkı kendine soytarı edemez,
Orağıyla gül dudakları er geç soldursa da;
Kısacık saatleriyle onu değiştiremez,
Aşk direnecektir mahşerin sonuna da.