Önce kalbim ufak bir kıvılcımla tutuştu,
Bir yığın saman gibi şöyle parladım gitti...
Fakat şimdi saçlarım beyaz,yüzüm buruştu;
Daha yirmi yaşında ihtiyarladım gitti!..
Neticesiz bir aşka verdim gençliğimi,
Ne ufak bir temayül,ne bir iltifat gördüm...
Önünde yalvararak söylerken sevdiğimi,
Gözlerinde yüzüme inen bir tokat gördüm...
Bu bir taraflı aşkta hiç durmadan,Allahım,
Ümitsizlik sararken beynimi bir ağ gibi;
Ben yine seviyorum onu...Aman Allahım...
Bir macera görmedim ben bu macera gibi...
Hayat ki akıp gider bulanık bir su gibi,
Korkulu rüyalarla geçen bir uyku gibi...
Çabalama...Kabul et olduğu gibi!
Hayattan fazla bir şey bekleyenler delidir...
Gerçi,kafamı vurdum duvarlara yeisle;
Gerçi,benden kaçtığın zaman yalnış bir hisle,
"Niçin anlaşılmadım?.." diye çok inledimdi.
Şimdi kalbim rahattır,şimdi kafam serindir...
Kalbim ki senin en son sığınacak yerindir
Ve tekrar geleceğin günü bekliyor şimdi...
Çünkü insanlar yarın isteyince etini,
Aradığın lekesiz kardeş muhabbetini,
Yalnız benim serseri kalbimde bulucaksın...
Maskesi çabuk düşer temiz olmayanların;
Nihayet içyüzünü görerek insanların,
Göğsüme küçük bir kuş gibi sokulacaksın...
Ben ki her şeye dudak büken derbederim,
Ne kimseye yar olur,ne kimseyi bahtiyar ederim,
Fakat sana her zaman hürmetle tapacağım...
Taşlar bile sarsılır duyduklarımı yazsam,
Ah kardeşim!.. Ben seni hiçbir şey yapamazsam
Ebedi yapacağım!..Ebedi yapacağım!..