Merhaba,
Kitap gayet akıcı ve merak uyandıran bir anlatıma sahip, bu sebeple okurken pek sıkılmadım ki bu konuda mimliyimdir :)
Merak uyandıran ve hoş bir anlatımı olan bu kitap yıllar sonra bitirdiğim ilk kitap olmasıyla bende ayrı bir yere sahip olmakla beraber bunun hiç bir özel sebebi de yoktu..
Kütüphanede göz gezdirirken orta kalınlıkta farklı bir kitap ararken bu kitaba denk gelip okumaya başladım ve daha sonrasında kitaplıkta başladığıma pişman olduğum kitaplar göz önünde bulundurulursa şansımın yaver gittiğini söyleyebilirim :)
Yeşilçam’ın acıklı aşk hikayelerini seven biriyseniz okumanızı tavsiye edebilirim.
Beni çok derinden etkiledi diyemesemde de her malın bir alıcısı vardır, bu saatten sonra da başladığım bir kitabı bitirmemek üzerine kendime verdiğim sözü hatırlayarak sonuna kadar okudum.
Daha önce yeterince aşık olmuş birisiyseniz yer yer sizi etkileyebilecek bir anlatımı var diyebilirim ama kesinlikle sıra dışı ya da sürprizlerle dolu diyemeyeceğim bir sıradanlık içerdiği için üzülerek kitabı beğenmediğimi belirtmek istiyorum.
Uyandığında ter içinde kalmıştı, ocak ayında üşümeden uyumak veya terlemiş olmak hiç şüphesiz bir mutluluk sebebi sayılabilirdi.
Birden günün aydınlanmasına rağmen yeterince dinlenmediğini hissetti ve bu kadar uyuyup nasıl dinlenemedim diye kendi kendine söylenmeye başlamadan önce saatine baktı, saat 04:23 ü gösteriyordu, şaşkınlığını gizleyemedi. Henüz sabah olmamışken bu aydınlık da neyin nesiydi..
Zor da olsa sıcak yatağında doğrulup bir süre bekledikten sonra ayağa kalktı, cama doğru yaklaştığında gökyüzünün turunculuğu ve caddeyi tümüyle kaplayan karları görünce durumun farkına vardı.
Beyaz örtü ile gökyüzündeki renk adeta sabah olmuşçasına her yeri aydınlatmıştı..
Sabahın erken saatlerinde henüz hiç bir araba ya da yaya yola çıkmamış olduğundan yerlerde hiç bir lastik ya da ayak izi görünmüyordu, uçsuz bucaksız bir örtü kaplamıştı şehrin caddelerini..
İçinden bir his bu fırsatı kaçırmaması gerektiğini söylüyordu, çocukluğundan bu yana kar yağdığında heyecanla sokağa çıktığı anlar aklına geldi ve hiç üşenmeden üzerini sıkıca giyip dışarı çıkmak istiyordu.
Birkaç dakika sonra atkısı, beresi, ayağına bir numara büyük ama kat kat giydiği çoraplar sayesinde tam oturan botlarıyla dışarı çıkmaya hazırdı, kapıdan dışarıya adım attığında yüzüne çarpan soğuk onu kendisine getirmiş bunun iyi bir fikir olmadığı konusunda adeta sert bir uyarıda bulunmuştu ama onun bunu dikkate aldığını söylemek pek mümkün değildi.
Tanıdığı, bildiği sokaklarda yürüyordu ama bir yabancılık çektiği de doğruydu, tedirginliğinin sebebi adım attığı yerlerde kendisini bekleyen sürprizleri göremiyor oluşuydu, kar en az yirmi santim kalınlıkta kaplamıştı yerleri ve bu da adım attığı yerleri dikkatli seçmesi gerektiğinin bir işaretiydi, kaldırımlarla caddeler neredeyse aynı seviyedeydi, kaldırımdaki