Beyzanur çekiç

Beyzanur çekiç
Unutmak, özgürleştirici bir duygu olmalıydı.Unutmak ve hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam etmek.
Reklam
Hayır ,sizin seçmenleriniz yok!Size denize düştüğünü fark ettiği zaman ,yılana sarılır gibi oy verenler var.
“Şehir çocuğuna gerekli öğretim başka.Enstitülerdeyeterince bilgi, meslek bilgisi veriyoruz... Öncelik tanıyoruz pratik bilgilere, diye başlar, bunu da yıllar yılı ‘ilericilik' diye yutturur, 'en bi devrimci' yazarların Köy Enstitülerine anıtlar dikerlerse, neden olmasın? Bilir misin, bir Fakir Baykurt acı verir bana! Utanırım!" Rodoplu, "Faşizm, bir düşünce biçimidir, hayatı algılama biçimidir," diyordu, "Apoletli generallerle de gelir, blucinli ressamlarla da, gümüş takılı kolej mezunu kızlarla da!" En az 150 yıldır, hariciyeyi, üniversiteyi, edebiyatı, sanatı, basını, dolayısıyla siyaseti dolayısıyla Türkiye'nin gündemini yönlendiren, ordu destekli bir "Batılı" aristokrasinin varlığından söz ediyordu. Bu aristokrasiyi oluşturan egemen sınıflar, Türkiye’de, kanunlarda vazedilmeyen bir "hükümet", üyeleri ve yöntemleri kimse tara- fından bilinmeyen bir "hükümet" oluşturmuşlardı. "Başa hangi siyasi parti gelirse gelsin, kuracağı hükümet mutlaka ve mutlaka egemen sınıfların 'asli hükümet'inin emrinde olacaktır."
Albert Einstein’in “Hayatın anlamı sorusuna gerçekçi bir cevap bulan insan,dindar insandır.”
Şayet anlam kazanma süreci ,bireyin kendi arzuları doğrultusunda ve sadece kendini ön planda tutan tercihler çerçevesinde gelişirse,her geçen safha ,insanlardan soyutlanmayı hızlandırır.