Ceci

...insanlara hiçbir endişe duymadan hakaret ederdin
Sayfa 27·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Beni doğrudan ve apaçık hakaret sözcükleriyle azarladığını hatırlamıyorum. Buna gerek de yoktu. Başka bir sürü aracın vardı zaten, ayrıca evdeki ve özellikle de işyerindeki konuşmalarda başkalarına yönelik o kadar çok hakaret uçuşurdu ki çevremde, bunlar küçük bir oğlan olarak beni neredeyse uyuştururdu ve bu hakaretleri bir de kendi üzerime çekmeme hiç gerek kalmazdı, çünkü hakaret ettiğin insanlar kesinlikle benden daha kötü değillerdi ve senin onlardan duyduğun hoşnutsuzluk kesinlikle benim verdiğimden daha büyük olamazdı.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Senin eğitimindeki aşırı ölçüde etkili, en azından bana karşı asla sonuçsuz kalmayan hitabet araçların, hakaret, gözdağı, istihza, kötücül bir gülüş ve –tuhaf bir biçimde– kendi haline yerinmeydi.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Sakin bir şekilde anlaşılmamak başka doğal bir sonuca yol açtı: konuşma yeteneğimi kaybettim. Hiç bir zaman büyük bir konuşmacı olmayacağım belki de ama en azından normal insanlar gibi akıcı konuşa bilirdim. Ama sen daha çok küçükken konuşmayı bana yasakladın, “Tek bir itiraz yok!” tehdidi ve yanı sıra kalkan el, o zamandan beri bırakmıyor peşimi. Senin karşında kekeleyib boğuluyordum, bu da seni kızdırıyordu, en sonunda konuşmayı bıraktım, önceleri belki inattan, daha sonra ise senin karşında ne düşünebildiğim ne de konuşabildiğim için. Ve büyürken yanımda sen olduğun için de, hayatımın her alanını etkiledi bu.
Sayfa 26·Kitabı okudu
Üstelik bu duruma karşı herhangi bir söz bile söyleyemeden, çünkü senin razı gelmediğin ya da yalnızca sana bağlı olmayan bir mesele hakkında sakince konuşmak senin için daha baştan imkânsızdır; senin buyurgan doğan izin vermez buna. Son yıllarda bunu rahatsızlıklarına bağlıyorsun, senin temelden farklı olduğun bir zamanı hatırlamıyorum, bu rahatsızlıklar senin açından, hâkimiyetini daha da katı bir biçimde uygulamanın aracı olabilir en fazla, çünkü bunun düşüncesi bile karşındakinin son itiraz kırıntılarını da boğacaktır. Bu bir suçlama değil tabii, yalnızca bir olgunun saptanması.
Sayfa 25·Kitabı okudu