Gülce Çelik

Gülce Çelik
@Cellik
5/10
·144 syf.··
2020 81. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2020 02:31
Değişik bir tecrübeydi diyemem milenaya mektupları okuduysanız bence kıyısından bile geçemez. Gerçi bu objektif dışı bir yorum oldu kabul ediyorum. Kafka babasının onun zayıflığından, ilişkilerindeki başarısızlıklarından dolayı şikayetçi olduğunu defalarca belirtiyor. Yalnız sürekli babasıyla kendisini kıyas içerisinde. Ama sürekli. Cümlelerinden babası tarafından sevgiye aç bırakılmış birini değil öfke dolu birini sezdim. Bu da beni çok etkilemedi açıkçası. Çünkü bir tarafı sürekli suçluyor olmak kendinde karşı tarafın o beğenmediğin özelliğini taşıdığın anlamına gelir. Herkes birbirinin aynasıdır hikayesi. Babasının gözünden de Kafkayı görme isteği uyandırdı bende. Babasının çürük elması Kafka gerçekten babası için de çürük elma mı merak ettim doğrusu. Kısaca mektuplarında suçlu tarafı baba olarak görmedim ben aksine Kafkayı suçladım ve bu da beni çok etkilemedi. Daha çok babasını çok seven ve özleyen bir çocuk huysuzluğu gibi hissettim. Ve kafamda şu soru oluştu:"insan ne olur da ailesini sever ne olurda sevmez?" Niçin doğduğumuz aileyi severiz ya da niye onlara kızar onları sevmeyiz bu neye bağlı? Bence bunun en büyük mimarı ebeveynler. Ancak insan niçin kendini heö cinsi olan ebeveyniyle kıyaslar? Bu da bence karşı cins ebeveyninin ilgisizliğindendir. Bana bu şekilde geldi açıkçası. Bu tabi yaşla da değişebilecek bir görüş ancak ben müthiş etkilendiğimi söyleyemeyeceğim.
Babama MektupFranz Kafka · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 202154,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
7/10
·94 syf.··
2020 79. kitabı
Araf, inanç, neden sorusu bence kitabın ana konularıydı. Tolstoy'un içini kemiren o neden yaşıyorum hiç olmak için mi sorusunun kendi benliğimde böyle bir versiyonla oluşmamış olması beni sorgulatsa da son 30 sayfada aslında neden hiç sorgulamadığımı anladım. Aslında kitaptan en büyük çıkarımlarımdan biri Tolstoy'u Tolstoy yapan en büyük özelliklerden birinin de kendine soru sorup kendini tedavi edip bunu bir sanatla yapıyor oluşu olduğunu düşünüyorum artık. Çok iddialı bir çıkarım olduğunun farkındayım. Gel gelelim Tolstoy'un samimi ve mesafeli yaklaşımının yanı sora versiği örnekler alıntıları bence eserin en sürükleyici özelliklerindendi. Sanıyorum kitabı hep Roald Dauf'un şu sözüyle hatırlayacağım : Sihire inanmayanlar onu asla bulamayacaktır
İtiraflarımLev Tolstoy · Karbon Kitaplar · 201729,3bin okunma
Puan vermedi·724 syf.··
2020 47. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2020 17:37
Oğuz Atay külliyatı okumaya karar vermiştim.Ve daha önce okuduğum bu kitabı yeniden elime aldım.Ancak okunması gerçek anlamda zor bir kitap.Kurgu kitapları seviyorsanız farklı bir pencere sunacaktır size. Ancak baştan söyleyeyim kitabın ilk yarısı büyük sabır istiyor ancak 2. yarısı size öyle bir şey katıyor ki.. Aslında Atay'ın burada okuruna kazandırdığı çok önemli bir şey var.İlmek ilmek ruhunuza dokuduğu,kalbinizin kulakçıklarını sarsan bir şey. O 2.yarısında alınan o hal.... Sanırım şuan daha iyi oturuyor. İlk yarıda Selimi'ni kaybeden Turgut'un yaratılış sancısını çekiyoruz biz okurlar.Bu zorlayan.. keyifli okumalar
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma