Cem YENAL

Cem YENAL
@CemYENAL
cem.yenal@hotmail.com
öğretmen
Yıldız Teknik Üniversitesi Felsefe YL
İstanbul
İstanbul Yeşilköy
72 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
19.yy ve 20.yy edebiyatı modernizmin biçtiği erkeklerin kastrasyon(hadım edilme) bunalımından ibarettir. 21.yy edebiyatı ise şimdilik “erkekliği yok ettikten sonra kendi yalnızlığında veya tatminsiz ilişkilerinde boğulan” kadınların edebiyatı gibi görünmektedir.
Reklam
70 Yıldır Sosyal Bilimlerin Çökmesi
Türk medeniyetinin sessizleşip 1945’te de Alman(batı) medeniyetinin kastre edilmesinden beridir tüm sosyal bilimler osur osur ipe diz olmaklıktan öte geçememiştir. Ne psikoloji Freud’la İbni Sina’dan ileri gidebilmiştir ne de varlık bilgisi Jung ile Filibeli Ahmet Hilmi’nin ilerisine gidebilmiştir. İnsanlığın sosyokültürel gelişimi 1945’te durmuştur. İnsanlığın günümüzdeki buhranından kurtulabilmesi için mevcut dünyanın yıkılıp 45 öncesi gibi meta öykülerle dolu bir dünya kurulmasından başka bir yol yoktur.
Fransa Felsefesi Alman Felsefesinin yanlış anlamalarından ibarettir.
Çoğu Zaman Merhamette Kibirdendir
İşi bilenler sadakayı verirken bu yüzden Allah acısın diyerek veya içlerinden geçirerek verirler. Anadolu'muzda bir deyiş vardır, "Merhametten maraz gelir" diye... Maraz bildiğiniz gibi fenalık ve hastalık demektir. Bunun açılımını şöyle düşünebiliriz Allah'ın yarattığı ve özde eşit olan insan nasıl ki bir kimseyi büyüttüğünde yer tengri yaparak şirke neden oluyorsa, bir başka kimseyi de küçük görerek ve acıyarak bakamaz ve yardım etmesi gerekirse yardımını yapar fakat acımayarak. Derin düşündüğümüzde, acıma duygularımızın kibir kökenli olduğunun far- kına varırız. Hatta bazı güçlü rahimler sözcüklerinin arasına adamcağız, kadıncağız laflarını sokuşturarak konuşurlar. Bana inanın sevgili okurlar kimse "cağız" değildir...
Sayfa 197·Kitabı okudu
Kibele heykelcikleri çıkar. Bu durum bir anlamda Dionisos öncesi dönemlerde evlilik kurumu yok, sperm keşfedilmemiş, dolayısıyla babanın dölleyici rolü bilinmiyor, ilişkiler kim kime dum duma. Böyle olunca kadının durup dururken karnı şişiyor ve içinden bir canlı çıkıyor. Dolayısıyla kadını yaratan sanmışlar ve ana kraliçeye tapınma dinleri ortaya çıkmış. Hatta bu tapınma o kadar ileriye gitmiş ki, Lidya ve Frigya uygarlıkları zamanlarında ana kraliçeye tapınmak için erkekler bir takım mabetlerde toplu olarak penislerini keser olmuşlar. Onun için tek tanrılı dinlerde rahim yaratmaz Allah yaratır telkini sıklıkla karşımıza çıkar ve doğrusu da tabiidir ki budur. Dolayısıyla ne suyun dalga boyutuna yani Rahman'a ne de çocuğu içinde taşıyan organa yani rahime tapınamazsınız.
Sayfa 88·Kitabı okudu
Reklam