Tanımlanmayan ve tanımlanırsa var olmayacak şey nedir? Cevap sonsuzluktur çünkü tanımlandığı takdirde sonlu ve sınırlı olacaktır. Tanımlanabilen şeyleri çevreleyen sınırlar vardır; tanımlanamayanın sınırları yoktur.
daha önceki kitap ve konferanslarımda; bu bilgilerden birini vermeye çalışmış ve dünyadan gözüken burç sayısının 12 değil 13 olduğunu belirterek, astronomik ve astrolojik incelemelerin buna göre yapılması gerekliliğini belirtmiştim. Neyse ki birkaç ay önce Minnesota Gökbilim Enstitüsü bu gerçeği bütün dünyaya yayarak Yılancı burcunu da incelemelere kattı da içim rahatladı. (Bkz. Resim 1)
Şimdi de ancak yıllar sonra daha iyi anlaşılacağını umduğum çok ayrıntılı bir çalışmamın ipuçlarını sizlere vermeye çalışacağım.
Bu çalışmada faydalandığım referanslar başta Kur'an olmak üzere, Çinlilerin kadim ve esrarlı öğretisi "I Ching", Ön Türklerin öğretisi "Altı Yarıq Tigin", Tibet'in "Kader Çarkı" ve on binlerce sayıda "Danışan Rüyaları"dır.
"Rab ışığını kadınların kutsal kasesinin dibine sakladı kim keşfedecek diye izlemektedir" bilgisini de tekrar hatırlarsak, kuyruk bilimsel anlamda ışığın saklı da olsa kadınlarda olduğunu anlarız. İşığın keşfi çok zor olsa dahi, kadın bu ışığı çok nadiren keşfettiğinde ve organındaki ışığı kafasına çıkardığında "kutsal dişi” unvanını alarak istediğine bakışları ve ses tınısı ile istediğine de kutsal kasesini ikram ederek ışığı sunabilir. Ve alt beyinsel olarak çevresindeki herkes için iyileştirici olur. Kanımca Kutsal kâselerindeki ışığı keşfedip kafalarına çıkaran kadınların sayısı tüm dünyada %20'yi bulsa inanın savaşlar biter.