Ağlamam geçtikten sonra sorunlarımın bir dökümünü çıkardım. Başımdan aşkın görünüyorlardı. Listeye şunları yazmıştım:
1. Ben Japon’um. Japonya’da Japon olmak iyi ama Ame rika’da değil. Yabancı bir ülkeye alışmak zor ve Ameri ka’daki gelenekler, kültür ve beklentilerle baş etmekte zorlanıyorum.
2. İngilizce’yi iyi konuşamıyorum. İnsanların konuştukları nı neredeyse hiç anlayamıyorum.
3. Param yok. İngilizce’yi de iyi konuşamadığıma göre ben nasıl iyi bir iş bulacağım?
4. Ne ailem var, ne arkadaşlarım. Kendi başınayım. Bana yardım edecek kim var? Kimse yok.
En büyük sorunlarım bunlardı ama elbette günlük hayatta birçok başka sıkıntıya ve sinir bozucu şeylere neden oluyorlardı.
Listeyi çıkardıktan sonra oturup medityasyon yaptım. Ardından listeyi incelemeye koyuldum. Ansızın bana sıkıntı ve ren şeylerin aslında birer fırsat olduğunu gördüm! Listemdeki maddelerin üstüden birer birer geçtim.
1 Ben Japon’um. Harika! Japon olmanın bana sağlaya cağı en büyük yararı sağlayacağım. Amerikalılara Do- ğu’nan bedeni tanıma sanatını ve Ohashiatsu’yu öğre tebilirim. Kısa boylu, miyop ve çekik gözlü olduğum için insanlar beni farklı biri olarak görecekler. Yaptığım işe daha fazla saygı gösterecekler.
19
2 İngilizce’m iyi değil. Ne güzel! İnsanların şikayetlerini dinlemek zorunda kalmayacağım. Kafam rahat ve hu zurlu olacak.
3 Parasızım. Şahane! Demek bir çeyreklik bile kazansam şimdikinden fazlasına sahip olacağım. İstesem bile da ha dibe düşemem. Başarıya giden yola girdim bile.
4 Ne ailem var, ne de arkadaşlarım. Çok güzel! Onların öğüt ve beklentilerinin esiri olmayacağım. Aile bağları veya toplumsal yapı tarafından sınırlandırılamam. Öz gürüm.
Durumumu olumsuz görmekten vazgeçtiğim anda hayatı ma devam edebildim ve hem özgürleştim, hem de kendim den hoşnutluk