Üst beyin yani korteks böyle çalışır. Önceden kategorize edip dosyalamadığı yeni bir olgu ile karşılaşınca “ben de bunun dosyası yok, bu uyduruk.” der ya hiddete kapılır ya da korkup uzaklaşır.
Hz. Süleyman'ın sarayının inşaatını neyi anlattığını, mayalardaki yedi papağanın niçin güç kaybettiğini, Newton'un gizemli Osiris öğretilerinde usta olduğunu, Da Vinci şifresinde Katolik kilisesinin niçin kutsal dişiden korkup kutsal kaseyi yasakladığını, Lederman'ın kitabında niçin Tanrı parçacığı ismini verdiğini, Makrokozmoz ile mikrokozmoz arasındaki bağlantıları, Ateş Rahimin elinden adam almanın niçin zor olduğunu, David Lynch'in İkiz tepeler filminin ''Ateş Benimle Yürür'' diyerek başladığını, Matrix'te kahin kadının Neo'ya kehanetlerini söylerken niçin çörek yedirdiğini ve niçin ancak kötüleri bildiğini James Joyneun Ulysses'de 'İrlanda Edebiyatının özü bir hizmetçinin çatlak aynasında gizlidir.' cümlesi ile neyi anlattığını, kutsal kasenin bulunduğu düşünülen İrlanda'daki Rozelin Şapeli'nde çıplak kadın heykellerinin apışlarında niçin kalpler olduğunu hep bilir, bilir, anlar ama söylemez.