Gerçekten de büyük bir zevke dönüşebilecek enerji, boşalma sırasında kasılmalarla bedenin dışına atılır. Bu kayıp, her boşalmada meydana gelir. En sonunda erkek, eşine karşı bir nefret ya da kayıtsızlık duygusu geliştirebilir, çünkü bilinçaltında, ona her dokunuşunda, kendisini gerçekten mutlu bir insan yapabilecek yüksek enerjilerini kaybettiğini farkedecektir. Bu durum büyük bir bunalım yaratır, çünkü yıllar süren cinsel ilişki ve yaşamın paylaşımı güçlü bir duygusal bağ oluşturmuştur. Bu bağı kurmak için cinsel enerjinin büyük bir kısmı harcanmıştır ve erkek nasıl olup da bağın varolduğunu, ancak hâla kendini sıkkın, öfkeli ve yorgun hissettiğini anlayamaz.
Birbirini kanıksamış eşler arasında cinsel isteğin azalması, kutuplaşmanın ya da eşler arasındaki cinsel-elektriksel gerilimin tüketilmesi için uygun ortam yaratır. Dişi ve eril enerji depolarının pozitif ve negatif kutuplarını doldurarak, cazibe artılabilir. Bazı çiftler, birbirlerinden ayrı tatillere çıkarak, ayrı yataklarda yatarak veya arkadaşlıklar ve çeşitli uğraşlarla, enerjilerini doğal olarak dengede tutacak diğer yollar bularak, bunu geçici olarak elde edebilirler. Eşler arasındaki yaşam akışının yeniden doldurulması, kutupiaşma ile daha hızlı ve daha güçlü bir biçimde başarılabilir. Eşli gelişim çiftlere, daima bir arada olma ve ilişkilerindeki kutuplaşmayı tümüyle dolu tutma olanağı verir.
Bu çalışmalar, eşlerin mutluluğunu artıracak güce sahiptirler ve eşlere, birbirlerindeki tükenmez zevkleri keşfetmeyi öğretirler. Sevginin eskiyip yokolmasını sağlayan hiçbir doğal neden yoktur. Tohumları yitirmeden cinsel enerjinin korunması ve dönüştürülmesi çalışmaları, rasgele cinsel ilişkinin ana nedeni olan, kişinin sevdiğiyle tatmin olamaması olayının ortadan kalkmasına yardımcı olacaktır.
Bu çalışmalar