Cem Öz

Cem Öz
"Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar" Stefan Zweig
20 okur puanı
Mart 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·240 syf.··
Beğendi
·
2019 55. kitabı
Beni Kör Kuyularda, Ümit Yaşar Oğuzcan’ın oğlunun ölümü ardından yazdığı belki de hayatının en zor şiiriydi. Biz o şiiri daha çok Timur Selçuk’un sesinden şarkı olarak dinledik. Gerçektende yaşanan acıyı bu denli derinden hissettiren ender şarkılardandır Beni Kör Kuyularda. Hasan Ali Toptaş’ın son kitabına bu ismi vermesi tesadüf olmasa gerek. Romanda genç bir kız, ailesi ve onların dramları karşısında, toplumun var olduğu iddia edilen değerleri ama en çok da vicdanı sorgulanıyor. Genç bir kızın yüreğinden çığlık çığlığa yayılan bir sessizlik küçük gecekondunun penceresinden dünyanın göğüne doğru hare hare ilerlerken kimse bu çığlığı duymaz dönüp de bakmaz. Köpekler, ölüler ve deliler hariç. Kitapta vaktiyle köylerinden güzel bir gelecek umuduyla Ankara’ya göçmüş, şehrin dışında uzak bir bölgede arazi alıp buraya bir gecekondu yapabilmiş küçük ve yalnız bir ailenin başına gelen absürt olaylar anlatılıyor. Bakmayın absürt dediğime kitabın başlarında bize böyle gelse de, ilerledikçe yaşananların aslında gerçek hayatta tam da yanı başımızda olduğunu fark ederek bu Anadolu mistiğini okumaya devam ediyoruz. Sabah aceleyle işe giden babasına, annesinin hazırladığı yemekleri götürmek için evden çıkan Güldiyar, geri döndüğünde konuşamayan, sadece ağlayan ağladığında da gözyaşı yerine çakıl taşı döken bir kıza dönüşmüştür. Bu durum karşısında ne yapacaklarını bilemeyen Muzaffer ve Bahriye çaresizlik içinde beklemeye başlarlar. Tam hastaneye gidecekleri gün zaten bir evladı yıllardır kayıp olan Bahriye, diğer evladının da bu içler acısı haline dayanamaz ve aniden ölür. Evdekilerin dayandığı omuz olan kadın da gidince Muzaffer ve Güldiyar bu koca dünyada kalabalıklarla ve kötülüklerle başbaşa kalır. Kulaktan kulağa yayılan, gözlerinden taş parçaları dökülen kız hikayesi,
Beni Kör KuyulardaHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202011,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2019 13. kitabı
Çağının çok önünde bir görüye sahip cesur, bilge ve vicdanlı bir "insanın", toplum, aile, devlet, militarizm, aşk ve evlilik gibi konulardaki görüşlerini okuyoruz kitapta. Emma Goldman, anarşizm ve feminizm gibi anlaması ve anlatması meşakkatli meseleleri yalın bir dille aktarırken zihin açıcı tespitlerde de bulunuyor. Goldman, fikirlerini insanın doğasının iyi olduğu varsayımı üzerine inşa ediyor, "Anarşizm, insanlığa ve onun potansiyellerine inanmak üzerine kurulmuştur". Eğer insan mülkiyet, otorite gibi insanı köleleştiren unsurlar yüzünden kaybettiği özüne tekrar ulaşabilirse kurtuluşa ermiş dolayısıyla anarşizm de gerçekleşmiş olacaktır. Benim gibi tahayyül edilen dünyaya nasıl ulaşılacağı konusunda fikir sahibi olmak isteyen meraklı okuyucularına da şu cevabı veriyor Goldman, "Benim inandığım nihai hedeften ziyade bir süreçtir". Aslında kitabın daha ikinci sayfasında " ben doğup büyümedim; yoğruldum" derken idealini kurduğu toplumsal forma varmanın yolunun yaşamaktan ama hissedek, farkına vararak ve emek vererek yaşamaktan geçtiğinin mesajını alıyoruz. İnsan ancak hamur gibi yoğrularak insan olabiliyor zira. Kitabın en dikkat çekici ve özgün kısmı elbette evlilik ve aşka dair bölüm. Yazar, daha ırk ayrımcılığı gibi sorunlarını çözememis 1900'ler Amerikasın'da kadınların, ancak hapsedildiği eril hegomanik unsurlardan ve kendini erkek mülkiyet dünyasının doğal bir parçası olarak görme yanılsamasından tamamen sıyırarak özgürleşebileceğini söyleyecek kadar nokta atışları yapmaktadır. Aynı bölümün en sonunda, Goldman, kitabin tamamında ayrı ayrı değindiği konular ve bunlara ilişkin sorulara adeta ortak bir cevap veriyor. "Bir gün, bir gün gelecek, kadınlar ve erkekler isyan edecekler, dağın zirvesine erişekler, aşkın altın ışınlarının altında büyük, güçlü ve
Siyaset
Dans Edemeyeceksem Bu Benim Devrimim DeğildirEmma Goldman · Agora Kitaplığı · 20061,708 okunma
6/10
·249 syf.··
2019 12. kitabı
Avrupa bireyciligi ve Afrika klancılığı arasında sıkışıp kalmış her iki tarafa da aidiyet geliştirememiş kimliksiz orta sınıf afro-ingiliz krakterimizin ailesine kendisine ve hayata yabancılaşması anlatılır.
Sessizliğe HayranlıkAbdulrazak Gurnah · İletişim Yayınları · 2018918 okunma