Fransa'nın ücra bir köyünde yaşayan bir ailenin çocuklarının gözlerinin önünde koskocaman bir portakalı geçirip de hiçbir tepki alamayan anne ve babanın, gittikleri doktordan onun hiç gelişmeyeceğini, göremeyeceğini, yürüyemeyeceğini ve muhtemelen birkaç sene içinde öleceğini öğrenmesiyle başlıyor her şey. Ailenin ilk iki çocuğunun hayatı da bu engelli bebeğin gelişiyle sarsılıyor ağabey bebeği sahiplenip bağrına basıp asla onsuz yapamıyor. Kız kardeşinin bebeğe karşı hissettiği öfke ve nefret giderek büyüyor. Bu uyumsuz çocuğun ölümünden sonra dünyaya gelen yeni bir çocuk yıllar içinde yıpranan aileyi tekrar bir araya getirmeye çalışıyor. Bu kısa hikaye evin duvarındaki ve avlunun içerisindeki taşlar tüm yaşananlara tanık oluyor.
Keyifli okumalar...