O zaman Mahmut birdenbire dehşete düşmüştü: İnsanlar nasıl gülebiliyor, nasıl mutlu olabiliyorlar, oysa bir gün gelecek onlar da kara toprağa dönecekler, bunu bilmiyorlar mı? Anne yavrusuna nasıl değer veriyor, bir gün gelecek kendisi de, yavrusu da, yavrusunun yavrusu da, onun yavrusu da kapkara toprağa dönecek bilmiyor mu?
İnsanlar bunu neden anlamıyordu?
Nasıl oluyor da bu toprakta doğan, aynı ayın, güneşin, yıldızların altında bu toprakta yaşayan insanlar birbirine kötülük edebiliyor, kan akıtabiliyor, birbirini dövebiliyor, sövebiliyordu? Niçin Habil Kabil'i öldürebildi ve daha sonra bu kadar pişman oldu? Nasıl oldu da böyle bir güneşin altında, böyle bir toprağın üstünde kardeş kanı akıtan o kıskançlık meydana geldi? Şeytan Adem ile Havva'yı aldattı, onlar da buğdayı yiyerek cennetten kovuldu ve Adem ile Havva'nın tek günahı bu buğdayı yemek oldu. Peki neden Adem ile Havva'nın nesilleri bu kadar günaha battı, kesti, dağıttı? Bu yeşilliği, bu gülü çiçeği, bu ağaçları görmedi mi onlar?