“Bir ülkede rüşvet alıp vermek, nefes alıp vermek kadar yaygınsa, eş dost akraba kayırmacılığı (nepotizm) özellikle devlette hep varsa, ambulansın peşine takılıp gidenlere pratik zekalı deniyorsa, tüccarın vatandaşı kazıklaması ticaretin cilvesi olarak kabul ediliyorsa, politikacıların vatandaşı aleni olarak kandırması politik dehâ olarak isimlendiriliyorsa, devlette işi bilenlerden çok, işini bilenler terfi ediyorsa, bir ülkede ekonominin büyük kısmı kayıt dışı ise, devlet yakaladığı dürüst esnaf, tüccar veya sanayicinin ümüğünü sıkıyorsa, devletin aldığı vergilerin çoğu doğrudan vergi değil de dolaylı vergi ise, yani vatandaşın günlük tüketimi tamamen vergi kapsamında, hesaplara takla attıran büyük kazanç sahipleri devede kulak vergi veriyorsa, şayet mali müşavir ve muhasebecilerin en iyileri patronuna en az vergi verdirenlerse, kara para aklama yaygınsa, avantacılığın adı komisyonculuksa orada da ahlâkın zerresi yoktur.”
Hüseyin ÇELİK Eskı Bakan