Zaman aralığı,zihinde garip ve çelişkili bir meseledir. Rutinle geçen bir sürenin ya da olaysız bir sürenin insana bitmez tükenmez geleceğini varsaymak mantıklıdır. Öyle olması gerekir, ama değildir. Hiçbir süresi olmayan zamanlar, sıkıcı ve olaysız zamanlardır. İlgiyle renklenmiş, trajediyle yaralanmış, sevinçle bölünmüş zamanlar ise hatırada uzun görünen sürelerdi. Düşünülürse öyle de olması gerekir. Olaysızlığın direği yoktur ki üzerine bir süre asabilesiniz. Hiçbir şeyden hiçbir şeye geçen zaman sıfırdır.
İnsanların yaptıkları şeyleri anlamalarını bekleme. İnsanlar birçok şeyi içgüdüyle yapar,bir arının bal yaptığı gibi,tilkinin köpekleri aldatmak için patilerini suya batırdığı gibi.
Hayattaki tek tutkun her sabah şeyhin oğlunun elini öpmek olmamalı,şimdi babanın şeyhin elini öptüğü gibi. Yetiştirmelisin kendini,zenginleşmelisin tabi eğer kendi başına yaşamak istiyorsan bir gün. Önce eğitim sonra para.Tersi değil ama…Paran olduğunda okumak için sabrında kalmıyor zamanın da.