Sınırı yoktu ruhumdaki o şeffaf gölün,
Kim gelse içsin diye sakınmadım serinliğini.
Bilmedim ki, suyu bulandırmakmış asıl ödülün,
Hiç hesaba katmadım hoyratlığın derinliğini.
Safiyet, bir zayıflık gibi sunuldu önüme,
Oysa dürüstlük, en ağır yüküydü omuzların.
Şimdi bir perde çektim o aydınlık günüme,
İzleri silinmez artık, kalpteki o sızıların.