Gerçekten ölümün ruhunu görmek istiyorsanız, yüreğinizin kapılarını açın hayatın bedenine ardına kadar.
Çünkü hayat ve ölüm birdir, tıpkı ırmak ve denizin bir olduğu gibi.
Kim imanını eylemlerinden, inancını uğraşlarından ayırabilir?
Kim saatlerini önüne serip, “Bu tanrı için, bu kendim için mi; bu ruhum için, bu da bedenim için mi?” diye sorabilir?