Nihat Yılmaztekin

Nihat Yılmaztekin
@Cerezbaba

Nihat Yılmaztekin

, bir kitap okudu
Puan vermedi·250 syf.·
25 günde okudu
·
2023 10. kitabı
O. Henry
8/10 · 76 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
M.Ö. 278/77 yılında büyük Kelt kafilelerinin Boğazlar üzerinden Anadolu'ya geçişi bu ülkenin tarihi için önemli oldu. Çünkü bunlar Suriye kralı Antiyohos I'in "filler savaşı"nda elde ettiği zafere (275/74?) rağmen Anadolu'nun ortasında, Sakarya ile Kızılırmak arasındaki bölgeye yerleştiler ve Galatya adını alan bu bölgede Trokım, Tektosag ve Tolistoag adını taşıyan üç büyük kabile halinde açık köylerde yaşamaya başladılar. Komşu ülkelere akınlar yapmaktan hiçbir zaman vazgeçmeyen bu cesur ve atılgan insanlar tam teşkilatlı bir devlet meydana getiremediler, yalnız gerek hellenistik krallıklarında, gerek sonraları Roma ordularında ücretli asker olarak çalıştılar.
Sayfa 490·Kitabı okudu
Tarih
Kelt Akınları
M.Ö. 280 yılında Balkan yarımadası büyük bir istilaya uğradı. Avrupa'nın batı bölgelerinde oturan Keltler ya da Galatlar kavimler göçü şeklinde kadın ve çocuklarıyla doğuya doğru ilerleyişlerinde bir taraftan güney Almanya ve Alp dağları geçitlerinden İtalya'ya girerek Alli muharebesinde (387) Romalıları büyük bir yenilgiye uğratmışlar, diğer taraftan Aşağı Tuna ülkelerini istila etmişlerdi. İskender Tuna seferinde Triballer ülkesinde bulunduğu esnada bir Kelt heyetini kabul etmişti. Keltler kuzeyde bir set görevini gören Lisimahos devletinin yıkıldığını duyunca güney yönünde ilerlemeye başlayarak Trakya'ya girdiler ve orada üç kola ayrıldılar. Birinci kol Makedonya'yı istila etti. Bunları karşılayan Makedonya ordusunun büyük bir bozguna uğraması ve Ptolemaios Keravnos'un harp meydanında maktul düşmesi üzerine bu ülkede tam bir anarşi baş gösterdi (279). İkinci kol Brennos'un idaresinde Yunanistan'a girdi. Fakat bu tehlike karşısında Orta Yunanistan şehir devletleri birleşerek Keltlere şiddetle karşı koydular. Brennos Termopilai'den geçerek Orta Yunanistan'ı yakıp yıktı; fakat İstanköy'de bulunan bir yazıtın bildirdiği gibi, Delfoi'yi işgal edip oradaki hazineleri yağma etmeyi başaramadı ve bir süre sonra kuzeye doğru çekilmek zorunda kaldı. Hellenlerin kurtuluşunu anmak üzere bu savunmada büyük yararlık gösteren Aitolyalıların teşebbüsüyle Delfoi'de "soteria" adını taşıyan bir bayram yapılmasına karar verildi ve bu bayram her taraftan koşup gelen Yunanlıların ulusal duygularını açığa vurmalarına yol açtı. Keltlerin üçüncü kolu ise Trakya'yı istila etti. Bu ülkenin kıyı şehirleri büyük tahriplere uğradı. Bir kısım Kelt Trakya'da Tilis devletini kurarken Demetrios'un oğlu Antigonos Gonatas Lisimaheia yöresinde güney Keltlere karşı kesin sonuçlu bir zafer kazandı (277).
Sayfa 489·Kitabı okudu
Tarih
Roma'nın Sahneye Çıkışı
İşte Makedonya'da veya Anadolu'da kendi ihtiraslarını tatmin edebilecek bir alan bulamaması yüzündendir ki Pirhos 280 yılında sözde Taras'a (Taranto) yardım etmek, gerçekte ise İtalya'da büyük bir krallık kurmak ümidiyle filler kapsayan büyük bir orduyu İtalya'ya geçirmiş, orada Romalılara ve Sicilya'da Kartacalılara karşı 5 yıl savaşmış (280/75), ilk zamanlar kazandığı başarılara rağmen sebatsız karakteri ve hareketlerinden ötürü kesin sonuçlu bir zafer elde edememiş, Beneventum'da uğradığı yenildi üzerine (275) Epeiros'a geri dönmek zorunda kalmış, böylece batı Yunanlılarını Roma egemenliğinden kurtaramamıştır. Pirhos'un İtalya seferi Roma tarihinin önemli olayları arasında yer alır. Yalnız şunu söyleyeyim ki, bu harp vesilesiyle Romalılar ilk kez Orta İtalya'nın şuurları dışına çıkmışlar, bir hellenistik ordu ile temasa gelmişler, kendilerini güya batı Yunanlılarının koruyucusu gibi göstererek onların ülkelerini zapt etmişlerdir. Bu sayede hellenistik Yunan kültürü ile ilişkiler kuran Romalılar gelecekteki kültür gelişimleri için sağlam bir temel hazırlamışlardır.
Sayfa 488·Kitabı okudu
Tarih
Buna karşılık Lisimahos krallığında taht kavgası büyük bir felaketle sonuçlandı. Bu kral kendi oğullarına tahtı sağlamak hırsında bulunan üçüncü karısı Ptolemaios'un kızı Arsinoe'nin entrikalarına kapılarak askeri yeteneğini Demetrios'a karşı yaptığı savaşlarda göstermiş olan büyük oğlu Agatokles'i öldürtünce (283) prensin taraftarları ve bu arada Lisimahos'un hazinelerini Pergamon (Bergama) şatosunda koruyan Filetairos adında Paflagonyalı bir subay Selevkos tarafına geçti ve bu kralı Lisimahos'a karşı harbe kışkırttılar. İşte bu suretle İskender'in eski silah arkadaşları arasında son büyük meydan muharebesi Lidya'da Kurupedion'da yapıldı (281) ve o zamanlar 75 yaşında olan Lisimahos'un harp meydanında ölmesi ve ordusunun darmadağın olmasıyla sona erdi. Selevkos yalnız Anadolu ve Trakya'ya sahip olmakla kalmadı, fakat ordusu tarafından Makedonya kralı da ilan edildi. Fakat Çanakkale boğazından geçip Lisimahos'un başkenti Lisimaheia'ya gelen Selevkos orada Ptolemaios Keravnos tarafından kesin olarak bilinmeyen bir neden ötürü öldürüldü (280). Keravnos Antipatros'un torunu olması dolayısıyla ordu tarafından Makedonya tahtına çıkarıldı ve az sonra Trakya'yı krallığına kattı. Anadolu ise Selevkos'un oğlu ve halefi Antiyohos I'in elinde kaldı.
Sayfa 486·Kitabı okudu
Tarih