1000Kitap Logosu
O. Henry
O. Henry
O. Henry

O. Henry

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
7.4
870 Kişi
2.620
Okunma
88
Beğeni
4.606
Gösterim
Tam adı
William Sydney Porter
Unvan
Amerikalı yazar
Doğum
Greensboro, Kuzey Carolina, ABD, 11 Eylül 1862
Ölüm
Asheville, Kuzey Carolina, ABD, 5 Haziran 1910
Yaşamı
O. Henry, (d. 11 Eylül 1862, Kuzey Carolina – ö. 5 Haziran 1910, New York) ABD'li yazar William Sydney Porter'ın takma adıdır. Yazar özellikle yazdığı öykülerin şaşırtıcı sonları ile ünlüdür. Yazar, Kuzey Carolina'da Greensboro kasabasında doğdu. Doğduğunda aldığı ikinci ismi Sidney'in yazım şeklini 1898 yılında Sydney olarak değiştirdi. Fizikçi olan babası Dr. Algernon Sidney Porter (1825-1888); annesi ise Mary Jane Virginia Swaim Porter (1833–1865) idi. Babası ve annesi 20 Nisan 1858 yılında evlenmişlerdir. William üç yaşındayken annesini veremden kaybetmiş ve ardından babasıyla birlikte babaannesinin yanına taşınmıştır. Çocukluk yıllarında Porter, klasiklerden ucuz romanlara kadar herşeyi okuyordu. 1876 yılında Porter, halası Evelina Maria Porter'nın ilköğretim okulundan mezun oldu. Daha sonra Lindsey Street Lisesi'ne kaydını yaptırdı. Halası ona on beş yaşına kadar vasilik etti. 1879'da, amcasına ait bir eczanede çalışmaya başladı. 1881'de on dokuz yaşında eczacılık ruhsatı aldı. 1882 yılının Mart ayında Porter, Dr. James K. Hall ile birlikte Texas'a taşındı. Bir mandırada toplam yedi yıl çalıştıktan sonra emlakçılık ve proje ressamlığı yaptı. Evlendikten sonra hesaplarında bulunan bir yolsuzluk nedeniyle işine son verildi. Evlendiği eşini de annesi gibi verem nedeniyle yitirdi. Yerleşmek üzere gittiği Houston'da Houston Post gazetesinde çalışmaya başlayan Henry, hakkında açılan davaya girmeyerek Honduras'a gitti. Eşinin rahatsızlanması üzerine iki yıl sonra dönerek yargıç karşısına çıktı. Kaçması nedeniyle üç yıl fazla ceza alarak Colombus cezaevinde hapsedildi. Buradaki bir gardiyanın isminden edindiği takma adıyla öyküler yazmaya başlayan O. Henry, cezaevinden çıkınca Pittsburg'a gitti. 1902 yılında bir yayınevinin çağrısı üzerine New York'a yerleşti. Orada bulunduğu süre içerisinde 381 adet kısa hikâye yazdı. New York World Sunday Dergisi için haftada bir hikâye yazmaya başladı. Hikayelerindeki ilginç sonlar okurları tarafından beğeniyle karşılandı. Porter 1907 yılında North Carolina'yı ziyaret ettiğinde karşılaştığı çocukluk arkadaşı Sarah (Sallie) Lindsey Coleman ile evlendi. Yazar, dergilerde yayınlanan öyküleriyle gösterdiği başarıya rağmen aşırı alkol alıyordu. Bu nedenle 1908 yılında sağlığı kötüye gitmeye başladı. Bu durum yazdığı öykülerde de etkisini göstermiştir. Eşi Sarah onu 1909 yılında terk etti. 1910 yılında yazar, kalp büyümesi ve şeker hastalığının da etkisiyle karaciğer sirozundan hayatını kaybetmiştir. Yalın dili, yayımlandığı çağı yansıtması, özentisiz kalemi ve doğal anlatımı nedenleriyle Amerikan edebiyatının en güçlü öykü yazarlarından biri olarak bilinen O. Henry'nin yapıtları, 1901 yılından sonra 10 cilt olarak yayımlanmıştır.
Ahmet Y
İngiliz ve Amerikan Edebiyatında Kısa Öykünün Büyük Ustaları'ı inceledi.
192 syf.
·
2 günde
·
Puan vermedi
Eğer kafanızda alacağınız kitaba dair bir fikir yoksa,kitapçıya girince bakar beğenirim diyorsanız kandırılmaya mahkumsunuzdur.Çünkü vitrinler kararsız bireylerin yöneticisidir.Ben de nadir olarak kararsız girenlerdenim.Belki fazla seçeneğin yarattığı bir seçeneksizlik ve ya seçememezlikten olsa gerek ilk defa göz göre bu ticari tuzağa,bu reklam zekasına,kitap ismindeki kelime oyununa kandım.Kitaba bakıyorsunuz ilk bakıştı ismi çekiyor sizi istemsizce "Kısa Öykü" "Büyük Usta" dolaylı tezatlığı resmen bilincinize oynuyor.Kısa yoldan büyük ustaları tanıma mantığı.Beyin kandırılmaya ayarlanmışsa geri kalan yalanları size kendi beyniniz uyduruyor.Söz gelimi 3ü 1 arada ürünler gibi düşünün tek fiyata üç seçenek bir arada,toplu indirim.İşte ticaret bu,işte kapitalizm,işte reklamcılık bu...Edebiyat değil düpedüz reklamcılık.Güzel bir kapak tasarımı,çekici bir kitap ismi,dışarıdan akademik gibi görülen bir çalışma.Şimdi daha da açalım örneği.Kısa Öykünün Büyük Ustaları büyük harflerle yazılıp gözünüze sokulmuş.Aslında kitabın tam ismi "İngiliz ve Amerikan Edebiyatında Kısa Öykünün Büyük Ustaları" şeklinde.Ama siz tabi ilk kısmını gözden kaçırıyorsunuz,küçük yazılmış çünkü;ilk bakışta çemberin daraldığını farkettirmek istemiyorlar,çünkü size daha geniş perspektiften fikirler yakalayacağınız fikrini aşılamak istiyorlar.Söz gelimi dışardan akademik bir çalışma olduğu hissi veriyorlar fakat önsözü açtığınızda bunun çevirmenin seçkisi olduğu,çocukluktan aklında kalan hikayeleri özensizce derlediği görülüyor.Özensiz dediğime bakmayın sıralama yapmayı çok iyi biliyorlar,mesela kapakta "JAMES JOYCE,Wirginia Wolf,Jack London" gibi yazarlar gözünüze sokulup en üste koyulurken,tanınmamış yazarlar en alta küçük harflerle dizilirken,kitabı açtığınızda tanınmış yazarları en sona bırakarak dizi mantığıyla assosilstler en son çıkar edasıyla kitaptan bir filmden ayrılır gibi pişman ayrılmayın diye en sona koyuluyor.Ee bu da başka bir ticari zeka örneği.. Şimdi Örnekleri derleyelim; Kapak; 1-İngiliz Ve Amerikan Edebiyatında(görmeyin diye küçük yazılmış,reklamlardaki altyazı uyarı mantığı) 2-Kısa Öykünün Büyük Ustaları(Büyük harflerle gözünüze sokulmuş,söz sanatıyla ilgi çekici hale getirilmiş) 3-James Joyce,Jack London,Wirginia Wolf gibi yazarlar kapağın üst taraflarına kitabı alırken hızlıca seçmeniz için yerleştirilmiş.Diğer yazarlar altlara koyulmuş. Önsöz:Reklamlardaki gizli altyazı mantığıyla kitabın kusurları açıklanmış,yani siz aldıktan sonra; "bakın iyi kazıkladık siz şöyle sandının kapağa bakarken ama aslında bu böyle dürüstçe söylüyoruz" demeye getirilmiş.Sözgelimi akademik bir seçki olmadığının söylenmesi.. Kitap içeriği;Kapaktakinin aksine en üstlere büyük harflerle yerleştirilen yazar isimlerine tezat bir biçimde,o yazarların öyküleri en sona koyulup,okuyucuyu mutlu mesut ayrılmasına zemin hazırlanmış. Şimdi yakalayabildiklerim bunlar.Farklı olarak bu sefer yazarlar açısından değil yayınevlerinin ticari mentaliteleri açısından inceledim.Zira kitabın içeriğinden daha çok zihnimi işgal etti.Çünkü sistemden uzaklaşalım diye kendimize kitaplarla dünya kuruyoruz,bu dünyaya bile çirkin ellerini uzatıp bizi kandırıyorlar.Bu yazarları domestos reklamı yapar gibi bize tanıtıyorlar.Özensizce dalga geçer gibi sahtekarlıklarını önsözlere gizleyip,çekici tarafları kapakta gözümüze sokuyorlar.Neden kitap okuyoruz belki bilinçli olmak için belki amaçsızca ama bilinçli bir bilinçsizliğe maruz kalıyoruz.Bizi nereden yakalayacaklarını iyi biliyorlar.Banka Yayınevi elbet iyi bilecek,çevirilerini lafım yok belki en çok tercih ettiğim yayınevidir.Ama bu hileler beni soğutuyor.Neyse kitap dostlarım can sıkıcı bir inceleme olmuş olabilir ama amacım sizinle paylaşmak ve insanları dolandırma mantığıyla hareket edenlerin dolandırmasının bir nebze olsun önüne geçmek.Kitabın ismindeki çekiciliğe aldanmayın,yazarların ünlerine kanmayın,yayınevi iyi olduğu için her kitabı iyidir sanmayın.Kararsız ve araştırmasız kitapçılara girmeyin.Şimdilik diyeceklerim bunlar..Okuyan herkese teşekkürler...
3
97
Yusuf Bozdağ
Pinti Âşık'ı inceledi.
56 syf.
Lacivert'in yayınladığı bu kitap, Amerikan Edebiyatının belki de en önemli hikayeci ismi olan William Porter'dan (O. Henry) okuduğum ilk eser oldu. Ancak kitaba genel bir yorum yapacak olursam, "ne iyi ne kötü" demek, bence en doğrusu. Kitapta işlenen konular ve dolayısıyla kurgu gayet başarılı. Fakat nedense ben O. Henry'nin diline pek alışamadım. Basit cümlelerde bile, istediğim hikaye akıcılığını yakalayamadım. Bana biraz özensiz geldi doğrusu. Bu sebeple de kitaba ortalama bir puan vermeyi doğru buldum. Üç öyküde de dikkat çeken şey, Muz Cumhuriyetlerini sömüren ve antikolonizasyonu benimseye başlamış Amerika'da sosyal sınıf farklılıkları. Karakterler arasında sıklıkla çatışmalar (kan davalıları gibi) yer alıyor. Şöyle ki; ABD ve Muz Cumhuriyetleri gibi, iki devlet tipinin karakteri, öykü karakterlerine yedirilmiştir. Gerçekte Amerikan halkının yaşadığı sorunlar, sosyal sınıfların varlığı açıkça gösterilerek, aktarılıyor. O. Henry'nin çevresinde gördüğü sorunları hikayesine işlediği net bir şekilde anlaşılmakta. Bu açıdan Amerikan Tarihine ilgisi olanlar açısından O. Henry, kendi dönemine ve hatta daha fazlasına ışık tutabilecek bir yazardır.
Pinti Âşık
6.5/10
· 65 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
12
Okuyan Anne
Son Yaprak'ı inceledi.
144 syf.
·
2 günde
·
9/10 puan
Yazarın bu kitapta başardığı şey her kısa hikayenin beklenmedik bir sonucu olabileceğini göstermektir kesinlikle. Kısa hikayelerden oluşan bu kitapta her hikayenin sonunda tahmin edemeyeceğiniz sonuçlar çıkıyor. Kitap ismini içindeki en sarsıcı hikayeden alıyor. Okurken zevk aldım. İyi okumalar!
Son Yaprak
7.6/10
· 554 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
4