Nihat Yılmaztekin

Nihat Yılmaztekin
@Cerezbaba
Ortaçağ Tarihi YL
13 Şubat
168 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Tarih, durumu saptamak için değil de ideali empoze etmek için kullanıldığı, yani toplumla tarih arasındaki problemli ilişki çözülmediği sürece bu durumun anlaşılması zor; ama bu da tarihçinin problemi değil.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Tarih
Reklam
Aslında kağıt üzerinde makul gözüken bu argüman tarihin genel mantığına aykırıdır. İnsanların toplumun ya da çeşitli grupların ulvi menfaatleri uğruna kendi çıkarlarını feda etmelerini beklemek saf bir ütopiklik değilse bile, kıssadan hisse tarzı bir telkin olarak kalmaya mahkumdur. Aksi takdirde totaliter rejimlerle bir dansa kalkmışız demektir.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Tarih
Günümüz demokrasilerinde kabul edilmez olan bu tip kudeta’lar (Fr. Coup d’etat: darbe) Osmanlı siyaset siteminin tam da merkezinde bulunuyordu. Baki Tezcan’ın “İkinci İmparatorluk” adını verdiği 1580’den sonraki dönemde ulema ve yeniçerileri “kanun-ı kadim”in koruyucusu olarak padişaha yetkilerini hatırlatmakta ve sınırsız yetkide bir hükümdarın keyfi yönetiminin aşırılıklarını dengelemeye çalışmaktaydılar. Kısacası tu tip isyanlar; İngiltere’de parlamentonun, Fransa’da ise yerel meclislerin (bunların da adı parlemento olmakla birlikte, İngiliz parlamentosu gibi tüm ülkeyi kapsamazlar) yerine getirdikleri işlevi üstlenen bir nevi denge mekanizmasıydı. Aslında bu dönemden önce de 1444’teki Buçuktepe İsyanı ya da 1525’te Kanuni’ye karşı girişilen kalkışma gibi birçok askeri isyan yaşanmıştı. Gene III. Murad ve III. Mehmed döneminin buhranlı yılları, askerlerin birçok kez çeşitli taleplerle sarayın kapısına dayanmasına ve hatta imparatorluğun eminence-grise’i Kızlar Ağası Gazanfer’in kellesini almasına tanık olacaktı.
Sayfa 25·Kitabı okudu
Tarih
Onaltıncı yüzyılın ikinci yarısından itibaren esnaflaşarak halka karışan yeniçerilere sol tandanslı tarihçilerin yaptığı gibi “halkın temsilcisi/koruyucusu” muamelesi yapmak belki biraz abartılı olabilir; ancak, bunların isyan ettiklerinde İstanbul halkının Haleplerini yansıtıp desteğini arkalarına almaya özen gösterdiğini belirtmeden geçmeyelim.
Sayfa 24·Kitabı okudu
Tarih
Yeniçeriler Osmanlı ordusundaki tek birlik de değildi. Onbeşinci yüzyılın son çeyreğinde 7,500 civarında olan sayıları, Askeri Devrim’le birlikte ateşli silahların yaygınlaşmasıyla onyedinci yüzyılında 50-60 bine kadar çıkacaktı. Kalabalıklaştıkça elit statüsünün yitirilmesi aslında doğal; ancak, yine de Osmanlı ordusunun mağlubiyetlerinin ardında tek başına bunların disiplinsizlikleri yatmıyor. Osmanlıalr için sonun başlangıcı olan 1768-1774 Savaşı’nda birçok tımarlı sipahinin orduya gelmediğini, paşaların yanında getirdikleri leventlerin disiplinsiz hırsızlar olduğunu kaleminden şimşekler çıkan Ahmed Resmi sayesinde biliyoruz.
Sayfa 23·Kitabı okudu
Tarih
Reklam