Nihat Yılmaztekin

Nihat Yılmaztekin
@Cerezbaba
Kısacası, eğer İstanbul’un havasında suyunda bir şey yoksa ya da Avrupa’nın kadınları bizim bilmediğimiz özel bir eğitim almıyorlarsa, kadınlar da bugün olduğu gibi erkekler kadar yönetebilmektedir. Bu sav barış dönemlerinde daha da doğru olsa gerek. Belki attan inmeyen Şarlman, I. Osman ya da Cengiz Han gibi hükümdarlarının işini kadınlar yapamazdı. Ancak, sarayını terk etmeyen ve adı “evrakçı kral”a (İsa. El rey papelero) çıkan II. Felipe ile büyük anneannesi Isabella’nın yönetimi arasında temelde bir farklılık yoktur. Yine XIV. Louis’nin adı Louise olsaydı da Apollo kılığına girip dans edebilir, Fransa’nın her şehrine heykellerini yaptırabilir ve şatafatlı sarayından memurlarıyla koca bir krallığı yönetebilirdi.
Sayfa 19·Kitabı okudu
Tarih
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Rusya’yı bir süper güç yapan ve Osmanlılara kök söktüren Yekaterina da bir kadındır. Almanya’dan gelen esas ismi Sophie Friederike olan bu genç prenses, saray kliklerinin de yardımıyla doğru düzgün Rusça bile konuşamayan Alman hayranı kocası Pyotr’ı kısa sürede ortadan kaldırmış ve gelin geldiği ülkeyi tam kırk dört yıl başarıyla yönetmiştir. Kendisine Velikaya (Rus. Büyük) unvanı layık görülen bu çariçenin hükümdarlığında Rusya birçok askeri zafer elde etmiş ve kapsamlı reformları hayata geçirmesini bilmiştir.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Tarih
Tarihçiler onyedinci yüzyılın başındaki isyanları Küçük Buzul Çağı dedikleri bir dönemde açıklamaktadırlar. Buna göre, Fransa’daki Fronde’dan Osmanlı’daki Celalilere ve Minglerin Çin’de başa geçmesine kadar birçok karışıklık ortalama sıcakların düşmesiyle açıklanabilir. Gene, Üçüncü Bölüm’de inceleyeceğimiz Osmanlıların Sanayi Devrimi’ni niye yakalayamadıkları sorunsalı da Batı dünyasının ekonomi, siyaset ve toplumunu kökünden değiştiren bir sürecin ürünüdür. Tüm bunlar, bir iki hata ile açıklanabilecek şeyler değildir.
Sayfa 17·Kitabı okudu
Tarih
Kurumsal altyapının eksikliği ve noterlerin sürekli kontrol altına tutulması zorunluluğu ilk dönem Osmanlı beylerinin hep at üstünde olması sonucunu getirmiştir; bunların tüm fetihlere katılması biraz da kılıç Hakkı’nın garanti altına alınmasını, yani fethedilen toprakların noterlerin eline geçmesini engellemeyi amaçlamaktadır. Osmanlılar yanı başlarındaki Germiyanoğullarının İzmir çevresini nasıl subaşıları Aydınoğlu Mehmed Bey’e kaybettiklerini gözlemlemiş olmalılar. Sürekli gelen başarılara rağmen titizlikle takip ettikleri merkezileşme stratejisinin altında yüz elli yıl sonra bile ne kadar kırılgan olduğu Varna Muharebesi (1444) esnasında yaşanan krizde daha da rahat anlaşılacaktır. İktidar boşluğunu fırsat bilim merkezi orduya katılmakta isteksiz davranan ve II. Murad’ı Hristiyanlarla baş başa bırakan gazi aileleri neredeyse devletin sonunu getirecektir.
Sayfa 15·Kitabı okudu
Tarih
Liderin ölümünün ardından noterlerin kimseye sadakat borcu kalmayacaktı. Bu merkezkaç (İng. Centrifugal) elementlerin artık kendi yollarına gitmemelerini sağlamak kuruluş aşamasında olan ve kurumsal derinliği bulunmayan bu tip siyasi yapılar için en büyük sorundu. Bunu başaranlar imparatorluklar kurmaya muvaffak olacaktı; Hz. Muhammed’in ölümünün ardından Arap kabilelerinin isyanının (Ridde Savaşları, Ar. “Redd”den) bastırılması, Moğolların Cengiz Han’ın ölümünün ardından kurultayda seçtikleri yeni liderleri etrafında birleşebilmeleri başarılı örneklerken, Atilla’nın anında dağılan ve Şarlman’ın hemen bölünen imparatorluğu kişisel bağlarla kalıcı siyasi yapılar kurmanın zorluğuna işarettir.
Sayfa 14·Kitabı okudu
Tarih