Hem gelecekten hem de geçmişten gelen bu anlayış, Osmanlıların çektiği sıkıntıların baş müsebbibinin (Ar. “Sebeb”den, s-b-b-: müsebbib) kadınlar olduğu sonucu varmakta zorlanmamıştır. Kahramanlık, gaza ve siyaset erkeklerin alanıysa; yolsuzluk, hizipçilik ve ayak oyunu da kadınların egemenliğindedir. Yıldırım Bayezid’i iş u işrete (zevk ü sefa) alıştıran, Kanuni’yi efsunlayışı saraya hapseden ve cengaver şehzademiz Mustafa’yı kıyan hep şu kadınlardan. Ellerinin hamuruyla erkek işine karışıp idareye müdahale ettiklerinde devlet zaafa uğramış, stratejiler ufak hesaplara kurban edilmiş ve yolsuzlukla çürüme almış başını yürümüştür.