Nihat Yılmaztekin

Nihat Yılmaztekin
@Cerezbaba
Plataiai ve Mikale muharebelerinden sonra harp Yunanistan'da sona ermişti. Fakat bu, Perslerle Yunanlılar arasındaki çarpışmanın bitmesi demek değildi. Ege bölgesi ve dolayısıyla Avrupa işlerine bir kere karışmış olan Persler mücadeleyi kolay kolay bırakamazlardı. Yalnız harp hazırlıklarını pek yavaş yürüten geniş Pers krallığı, Yunanlılardan yediği darbelerden sonra, kendini toplayabilmek ve tekrar taarruza geçebilmek için, oldukça uzun bir barış dönemine muhtaçtı. Yunanlılar ise Perslere hiç nefes aldırmamaya karar vererek mücadeleyi bir an dahi bırakmadılar ve sürekli olarak Perslere saldırdılar. Bunların asıl amacı batı Anadolu kıyılarını ele geçirmek ve Persleri Anadolu içerlerine sürmek suretiyle bunları Ege Denizi'nden kesin olarak çıkarmaktı. Bu amaç onlar için aynı zamanda ulusal bir görevdi: Çünkü ancak bu sayede Anadolu kıyılarındaki Yunan şehirleri bağımsızlıklarına kavuşabilirlerdi.
Sayfa 309·Kitabı okudu
Tarih
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kartaca
Kuzey Afrika kıyılarında, bugünkü Tunus yöresinde anaşehir Tiros kroniğine göre MÖ. 814'te kurulmuş bir Fenike kolonisi olan Kartaca, zamanla zenginleşmiş ve kuvvetlenmiş, en çok 6 ncı yüzyılda Afrika'daki başka Fenike kolonilerini ve iç bölgelerde oturan bazı kavimleri hegemonyası altına almak suretiyle güçlü bir devlet kurmuştu. Başında iki sofet ya da yargıç bulunan zengin bir tüccarlar zümresi tarafından idare edilen ve aristokratik nitelikle bir anayasaya sahip bulunan bu devletin Kartacalı ve yabancı ücretli askerlerden meydana gelen büyük bir ordusu ve güçlü bir donanması vardı. Kartaca ticareti en çok kuzey-batı ülkelerine inhisar ediyordu. Bundan ötürü Kartaca Sicilya-İtalya, Galya ve İspanya'daki Yunan kolonilerinin gelişmesini önlemek için elinden geleni yapmış, denizcilikte pek usta olan Etrüsklerle birleşerek Yunanlılara karşı koymaktan çekinmemişti.
Sayfa 306·Kitabı okudu
Tarih
Gerek Plataiai, gerek Mikale muharebeleri Pers harplerinde bir dönüm noktasıdır. Bu savaşlardan sonra Persler Yunanlılara değil, Yunanlılar Perslere taarruza başlamışlar ve bu taarruzlarını 5 inci yüzyılın ortalarına kadar sürdürmüşlerdir.
Sayfa 306·Kitabı okudu
Tarih
Yunanlılar kaçmakta olan Persleri izlemediler. Çünkü mağlup düşmanı yok edinceye kadar izleme usulü o zamanın harp taktiğinde daha henüz uygulanmıyordu. Bunlar sadece savaş meydanında kurtarıcı Zevs için bir sunak yapmak ve bu tanrı onuruna büyük bir bayram tertiplemekle yetindiler. Delfoi Apollon'una ise Pavsanias üç ayaklı bir altın kazan armağan etti. Kazanı birbirine sarılmış üç yılandan ibaret bir sütun destekliyordu ya da kazan yılan başları tarafından taşınıyordu. Üzerinde Pers harlplerine katılan şehirlerinin adları yazılı olan bu "burmalı sütun" bugün İstanbul'da Sultanahmet meydanında durmaktadır. Bu anıtın kaidesinde Pavsanias Pers ordusunu yendiğini bildiren bir yazıt yazdırmıştı. Bunda kral haklıydı, gerçekte bu muharebeyi Spartalılar kazanmışlardı.
Sayfa 304·Kitabı okudu
Tarih
Salamis Deniz Muharebesi
İlk önce Persler taarruza geçtiler; savaş tek gemiler veya küçük gemi grupları arasında yapılan çarpışmalar şeklinde başladı. Fakat bir süre sonra Atinalılar, büyük ihtimalle Hagios Yorgios Adası'nın arkasından dolaşarak düşmanın sağ kanadındaki Fenike gemilerine yandan taarruz etmeye ve Pers saflarının içine girmeye başladılar. Bu suretle ağır Pers gemilerinin birbirinin üzerine düşmesi ve kımıldanamaz duruma gelmesi üzerine düşman donanmasında büyük bir kargaşalık baş gösterdi. Küçüklükleri oranında büyük manevra yeteneğine sahip bulunan Yunan gemilerinin sürekli saldırıları sonunda Pers donanması büyük kayıplara uğradı ve büsbütün yok olmamak için boğazı boşaltmak zorunda kaldı. Psittaleia adası Aristeides'in komutasındaki Atinalı hoplit'ler tarafından işgal edildi. İşte bu suretle Yunanlılar 12 saatlik çetin bir çarpışmadan sonra büyük bir zafer kazanmış oldular. Gerçi Pers donanması tümüyle yok edilmiş değildi. Fakat pek fazla yıpranmış ve küçülmüş olan bu donanma Perslerin İstmos'a karşı yapacakları hareketi destekleyebilecek, büyük bir ordunun iaşe ve ikmalini sağlayabilecek, aynı zamanda nakliye kollarını koruyabilecek durumda değildi. Persler Faleron önünde toplanmış olan donanmanın kalıntılarını Anadolu'ya geçirdiler.
Sayfa 300·Kitabı okudu
Tarih