Nihat Yılmaztekin

Nihat Yılmaztekin
@Cerezbaba
Perikles'in Atina'da kurmuş olduğu demokrasi esasında radikal bir demokrasi idi. Kendisi areopag'ın devrilmesinde rol oynamış, Solon'un üçüncü sınıfını meydana getiren zevgit'lerin arhon olmalarına yol açmıştı (457). Yeminli jüri ve şehir meclisi üyeleri ve memurların belirli bir ücret almalarını da sağlamıştı. Başka geliri olmayan yurttaşların devlet idaresine katılabilmeleri için bundan başka yol yoktu. Fakat bu kararlar devletin bir sosyal yardım kurumu olduğu görüşünün halk arasında yayılmasına yol açmıştı. Bu görüşe uygun olarak Perikles varlıksız yurttaşları kolonilere ve kleruhia'lara göndermek suretiyle binlerce kişinin oralarda daha iyi koşullar altında yaşamalarını sağladı. Fakat bütün bu yardımlar tam yurttaşlık hakkına sahip olanlar için uygulanıyordu. 12 drahmilik bir baş vergisi vermek suretiyle Atina'ya yerleşen ve şehrin ticaret ve sanayi hayatında önemli yer alan ve gerektiği zamanlar orduda ya da donanmada çalışmak üzere askere alınan metoikos'lar, köleler ve deniz birliğine giren şehirlerin yurttaşlığı bu türlü yardımlardan yoksundular. Perikles'in 451'de çıkarttığı bir kanunla Atinalı yurttaş olarak ancak tam yurttaşlık haklarına sahip anadan ve babadan doğanlar kabul olunuyordu. Bu suretle Atinalıları imtiyazlı kişiler aşamasına yükselten ve bunlarla müttefikler arasında bir sınır çeken bu siyaset sonraki yıllarda deniz birliğinin kalımı için vahim sonuçlar doğuracaktı.
Sayfa 321·Kitabı okudu
Tarih
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kallias Barışı
Bunun üzerine tekrar iktidara gelen Perikles iki cepheli harbin Atina için çok yıpratıcı ve kesin bir sonuç almanın pek güç olduğunu takdir ederek o zamana kadar izlediği siyaseti değiştirdi ve harbi kesmek için çareler aramaya başladı. Atina donanmasının Kıbrıs'ta Salamis açıklarında Fenika donanmasına karşı parlak bir zafer kazanmasına rağmen (450) Perikles Kallias adında bir diplomatı Susa'ya göndererek Perslerle barış müzakerelerine girişti. 449 yılı ilkbaharında akdedilen ve tarihlere "Kallias barışı" olarak geçen bu barışa göre Atina Kıbrıs ve Mısır'dan kesin olarak vazgeçir, fakat bu fedakarlığa rağmen deniz birliğinin esas amacının, yani İyonya'nın bağımsızlığının Persler tarafından resmen tanınmasını sağlayamıyordu. Çünkü Pers kralı, bir karış toprak dahi kaybetmeksizin, yalnız İyonlara karşı hükümsürenlik haklarını kullanmayacağını, donanmasının kuzeyde İstanbul Boğazı'yla güneyde Likya'nın doğu kıyıları önündeki Helidon adaları (Beşadalar) arasındaki hattan ileri geçirmeyeceğini, kara ordularını ise Anadolu'nın batı kıyılarından 3 günlük mesafede bulunduracağını taahhüt ediyordu. Bu suretle her iki devletin nüfuz alanları sınırlanmış oluyordu.
Sayfa 319·Kitabı okudu
Tarih
Yunanistan ve Ege bölgesinden harp tehlikesi tamamıyla uzaklaşmış olmakla beraber Atina en çok ekonomik ve ticari nedenlerden ötürü Perslerle savaştı. Pers harpleri yüzünden Anadolu Ege bölgesinden ayrılmıştı. Doğu, Yunanlıların imal ettikleri şarap, zeytinyağı, çeşitli mallar ve sanat eserleri ya da batı ülkelerinde ve Karadeniz'de Yunan tüccarları tarafından toplanıp doğu mallarıyla değiş tokuş edilen ham maddeler için iyi bir alıcı olmaktan çıkmıştı. Ticaret alanında Atina'nın en büyük rakibi Fenikelilerdi. Gerçi bunlar da Perslerle birlikte Ege'den çıkarılmışlardı; fakat Akdeniz'in doğusunda Mısır veya batı Akdeniz ülkeleriyle yapılan ticareti ellerinde bulunduruyor, Yunanlılara bu pazarları kapamak için sürekli olarak çalışıyorlardı. Topraklarının büyük bir kısmı zeytinlik ya da üzüm bağlarıyla kaplı olan Attika muhtaç olduğu buğdayı Mısır'dan getirtebilirdi. İşte bu nedenlerden ötürü Atinalıların Mısır ve Kıbrıs'a karşı taarruza geçtikleri görülüyor. MÖ. 460/59 yılında 200 gemiden ibaret bir Atina donanması ilk önce Kıbrıs'a, oradan da, Delta bölgesinde çıkan ve İnaros adında bir kişi tarafından idare edilen isyanı desteklemek üzere, Mısır'a gitti. Atinalılar Perslere karşı kazandıkları bir zaferden sonra Nil ağzına girmeye ve satraplık başkenti Memfis'i kuşatmayı başardılar. Fakat bu şehri zapt edemeksizin orada yıllarca mıhlanıp kaldılar. Megabizos'un idaresinde büyük bir Pers ordusu Mısır'a girdikten ve Memfis'i muhasaradan kurtardıktan sonra birlikte Delta adalarından birinde 1,5 yıllık bir muhasaradan sonra büyük bir yenilgiye uğradılar, asker ve gemilerinin büyük bir kısmını kaybettiler (454). Fakat Persler bu başarıdan gereği gibi faydalanamadılar; yalnız Kıbrıs'ı geri almakta yetindiler, Pers donanmasının Ege Denizi'ne gireceğinden korkan Atinalılar aynı
Sayfa 318·Kitabı okudu
Tarih
Bu dönemde Atina'nın Sparta, Korint ve Aigina ile yaptığı muharebelere bir göz gezdirecek olursak bunların başlıca nedenlerinin yine ekonomik nitelikte olduğunu görürüz. Aigina Atina'nın öteden beri deniz ticaretinde başlıca rakibiydi. Korint batıdaki kolonileri sayesinde Adriyatik yolunda ve Attika'nın iaşesi için hayati bir önemi olan Aşağı İtalya ve Sicilya'nın hububat piyasalarına egemendi. Atina'nın Megara'nın limanını işgal etmesi Aigina ticaretine vurulmuş bir darbe idi. Bir süre sonra Atinalılar bu adaya karşı bir sefer yaptılar (456), burasının ele geçirerek Aiginalıları yıllık ağır bir vergi vermek, surlarını yıkmak ve gemilerini Atina'ya terk etmek şartıyla deniz birliğine soktular.
Sayfa 317·Kitabı okudu
Tarih
Temistokles'in Yükselişi ve Düşüşü
O dönemde Atina'yı idare eden devlet adamlarının en büyüğü hiç kuşkusuz Temistokles idi. Salamis kahramanı ve Atina'nın deniz gücünün kurucusu olan bu kişi Atina'yı Yunanistan'ın en büyük devleti yapmak istiyor ve bunun için gerektiği takdirde Sparta ile harp etmeyi bile göze alıyordu. Fakat böyle bir harpte Atina'nın başarı sağlayabilmesi için karada da güçlü olması şarttı, işte Temistokles bu noktayı göz önünde bulundurmuş olacak ki, Atina'nın eskisine kıyasla çok daha geniş ve daha kuvvetli bir surla çevrilmesine ve Pire'nin tahkimli bir liman haline getirilmesine önem verdi. Sparta'nın karşı koymasına rağmen kısa bir zamanda özensiz olarak inşa edilen surlar sayesinde Atinalılar şehirlerinin ve limanlarının savunması için kaygıya düşmeksizin denizaşırı seferler yapabilirler, hatta Spartalıların taarruzlarından da korkmayabilirlerdi. Fakat Temistokles yurduna yaptığı bunca hizmetlere rağmen 471 yılında gerek Atina'daki hasımlarının, gerek Spartalıların entrikaları sonunda devrildi. Atina'nın kuzey Ege'de ve Boğazlarda elde ettiği başarılar üzerine Sparta'nın Atina'ya yaklaşması, öteden beri Sparta aleyhtarı bir siyaset izleyen Temistokles'in Perslerle gizli ilişkiler kurduğuna dair belgeler ortaya konması ve Atinalıların bu belgelere dayanarak kendisinin yurt hainliği suçundan ötürü ölüme mahkum etmeleri üzerine (467) bu kişi Argos'a sığındı, fakat orada uzun süre barınamayarak ilk önce Korkira, Epeiros ve Makedonya'ya, oradan da birtakım serüvenlerden sonra, Anadolu'ya geçti ve Pers krallığına sığındı. Kserkses'in öldürülmesinden sonra tahta çıkan Artakserkses I Yunan devlet adamını Susa'da iyi kabul etti, kendisine arpalık olarak Menderes üzerindeki Magnesia ve Miyus şehirlerini ve Troas bölgesinde başka bir takım kasabaları verdi. İşte bu suretle Temistokles
Sayfa 313·Kitabı okudu
Tarih