Nihat Yılmaztekin

Nihat Yılmaztekin
@Cerezbaba
Tarihçi Tukidides'in yazdığı gibi "Atinalıların denizde tutunmaları gerçeğini ilk kez söylemeye cesaret eden kişi" Temistokles olmuştur. Gerçekten Atina o dönemde yeni bir donanma yapabilecek bütün araçlara sahipti. Bu durumdan faydalanan Temistokles Pireievs (Pire) limanını tahkim ederek bir askeri üs haline sokmaya ve harp gemileri inşa etmeye başladı. Fakat Tmiestokles'in arhon oluşundan birkaç ay sonra Hersonnesos'ta (Gelibolu yarımadası) Peisistratos'un teşvikiyle bir prenslik kurmuş olan Mütiades'in yeğeni Mütiades'in Perslerden kaçarak kalabalık maiyeti ve büyük servetiyle Atina'ya gelişi durumu değiştirdi (495). Miltiades ailesinin bu şehirde öteden beri gördüğü saygı sayesinde faal siyasal bir rol oynamaya başladı. Miltiades Pers ordularını yakından tanımış olduğundan bunların sanıldığı kadar korkunç bir kuvvet olmadığını biliyor, ağır silahlı ve mızraklı Yunan askerlerinin sadece ok ve yay kullanan Pers birliklerine karşı koyabileceği kanısında bulunuyordu. İşte bu nedenden ötürü Miltiades Temistokles'in donanma projelerine karşı çıktı, Atina aristokratlarını ve yalnız tarımsal çıkarlarını göz önünde bulunduran halkı peşinden sürüklemesini başardı. Pire'deki inşaat durduruldu, yeni harp gemileri yapılmasından vazgeçildi. MÖ. 492/91 yılında Miltiades Atina'da en güçlü kişi oldu.
Sayfa 283·Kitabı okudu
Tarih
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Fakat Miletos'un acıklı sonundan ve Frinihos'un "Miletos'un zaptı" adlı dramının temsilinden etkilenen ve heyecanlanan halk, bir siyasal değişiklik meydana gelmesini ve Temistokles'in 493/92 yılı için arhon seçilmesini sağladı. Eski Likomid'ler ailesinden Neokles'in oğlu olan Temistokles Atina'nın yetiştirdiği en büyük devlet adamlarından biridir. Atina'yı Perslere teslim etmek isteyen tiran taraftarlarının tersine olarak bu şehri ulusal bir savunma siyasetine sürükleyen Temistokles demokrat partiden değildi, partilerin üstünde bir devlet adamıydı. Temistokles Perslerin Atina'yı, İyonya'ya yardım ettiğinden ötürü, cezasız bırakmayacaklarını biliyordu. Atina'nın ise karada Perslere karşı uzun süre dayanamayacağı besbelliydi. Atina'nın bağımsızlığını koruyabilmesi için tek bir çaresi vardı; o da güçlü bir donanma meydana getirmekti.
Sayfa 282·Kitabı okudu
Tarih
MÖ. 492 yılında Pers prensi Mardonios bir donanma ile Avrupa'Ya geçti. Tasos (Taşoz) adasını zapt ettikten sonra Perslere karşı isyan eden bazı Trak kabileleriyle (en çok Birig'lerle) savaştı ve Trakya satraplığı içinde sükun ve güvenliği yeniden kurdu; hatta Makedonya krallığının bir vasal devlet olarak Pers nüfuzu altına girmesini sağladı. Fakat geri döndüğü esnada donanması Atoz (Aynaroz) yöresinde şiddetli bir fırtınaya tutuldu ve büyük kayıplara uğradı. Herodotos ve bazı modern tarihçiler tarafından Yunanistan'ı zap etmek amacıyla yapılmış başarısız bir sefer olarak gösterilen bu seferin gerçekten fetihle bir ilgisi olmadığı anlaşılıyor; Persler İyonya ihtilalinin tepkileri sonunda Trakya ve Makedonya'da sarsılmış olan egemenliklerini yeniden kuvvetlendirmek için böyle bir sefer yapmış olsalar gerektir.
Sayfa 282·Kitabı okudu
Tarih
Fakat MÖ. 497 de Persler savaş hazırlıklarını bitirdikten ve ordularını harekete geçirdikten sonra durum değişti. Persler ilk önce Kıbrıs'taki Yunan şehirlerinin üzerine yürüdüler, Salamis açıklarında İyon donanmasının Pers donanmasına karşı büyük bir zafer kazanmasına rağmen, bu şehirleri birer birer ele geçirdiler. Bundan sonra Pers orduları Anadolu'ya geçerek Marmara bölgesi ve Aiolya'yı İyonya'dan ayırmayı başardılar (497/96). 496/94 yılları olaylarına dair hemen hemen hiç bilgimiz yoktur. Bu yıllarda aralarındaki bağlantıyı bile kaybeden İyon şehirlerinin, Perslerle kahramanca dövüşmelerine rağmen, günden güne daha fena bir duruma düştükleri, birer birer Persler tarafından fethedildikleri, Aristagoras'ın ise ümitsizliğe düşerek Trakya'daki çiftliğine kaçtığı ve orada Edon'lara karşı savaşırken öldüğü anlaşılıyor.
Sayfa 280·Kitabı okudu
Tarih
Nitekim Aristagoras Yunanistan'ın en güçlü askeri devleti olan Sparta ile görüşmelerde bulunmuş, fakat öteden beri denizaşırı seferlerden hoşlanmayan ve o dönemde Argos'la arası açık olan Sparta'dan hiçbir yardım sağlayamamıştı. Yalnız uzun süreden beri İyonya ile ekonomik ve kültürel ilişkilerde bulunan, eski tiran Hippias'ın Perslerin yardımıyla tekrar geri dönmesinden korkan ve Perslerin Trakya'dan çıkarılmasında kendi varlığı için büyük faydalar bulan Atina İyonya'ya 20, Miletos'la bir ittifak anlaşması bulunan Eretria 5 gemi gönderdiler. Aigina ve Korint gibi büyük donanmaları olan şehirler ise tamamıyla pasif durumda kaldılar.
Sayfa 280·Kitabı okudu
Tarih