Nihat Yılmaztekin

Nihat Yılmaztekin
@Cerezbaba
Ötekiler, bunun büsbütün tersine hareket ederler, ilk önce, varlıkların hepsinin en basiti olan Tanrı'ya karşı ödevlerini yerine getirmeye ellerinden gelen gayretle çabalarlar; sonra ruhlarını düşünürler, çünkü ruh, yaratılmış varlıklar arasında Tanrı'yla en çok ilgisi olandır. Bu kimseler bedenlerine bakmayı tamamen ihmal ederler; parayı, çamurmuş gibi hor görür, para görür görmez derhal kaçar, eğer bazen ona dokunmaya mecbur olurlarsa, o zaman son derece büyük bir tiksinme ve iğrenme duyarlar; zira, İncil'de dendiği gibi: Onlarda varlık, yokluk gibidir; onlar, sahip değilmiş gibi sahiptirler.
Edebiyat
Reklam
Sırf duyularla algılanan şeylerle uğraşan birinciler, bunların dışında başka hiçbir varlık olmadığına inanmaya eğilimlidirler; sofular, tersine, madde ile ilgisi olan ne varsa hor görür, ruhlarını görünmez ve ruhi varlıkların seyrine yükseltirler. Hayat adamları ilk önce servet toplamayı, sonra bedenlerinin ihtiyaçlarını düşünürler; ancak ondan sonra ruhları akıllarına gelir. O da ancak bir ruha sahip olduklarına inanıyorlarsa.
Edebiyat
Hazreti Süleyman, on beşinci bölümde; delilik, deli için bir sevinç kaynağıdır, der; bununla delilik olmadan hayatta hiçbir zevk olmayacağını açıkça itiraf eder. Şu sözlerle söylemek istediği de odur: Bilgelerimiz ne kadar fazlalaştırılırsa halimiz de o kadar fenalaşır. Sağduyusu fazla olan bir ruhta, memnuniyetsizliklere çok sebep vardır. Aynı şeyi başka bir deyişle yedinci bölümde yineler: Keder, bilgelerin kalbinde, sevinç ise delilerinkinde yerleşmiştir.
Edebiyat
Tevrat'ın bu bilgelik dolu kitabı başka bir yerinde de şöyle diyor: Deli, ay gibi değişir, bilge güneş gibi sabit kalır; bununla bütün insanların deli olduğunu, bilge şanının da yalnız Tanrı'ya ait olduğunu göstermek istiyor. Zira yorumcular, aydan insan doğasını, güneşten de her çeşit ışığın kaynağı olan Tanrı'yı anlıyorlar. İsa, İncil'de, yalnız Tanrı'ya iyi denilebileceğini temin etmekle aynı şeyi söylüyor. O halde, bilge olmayan delidir, sözü doğru ise, hem de Stoacıların dedikleri gibi, iyi ile bilge sözcükleri aynı anlamdaysalar, Mesih'in bu sözlerle bütün insanların deli olduklarını söylemek istediği açıkça anlaşılır.
Edebiyat
İlk önce herkes, pek tanınmış olan şu bilgeliğin doğruluğundan emindir: Bir şey insanda yoksa, o varmış gibi görünmek çok doğrudur. Onun içindir ki çocuklara erkenden: Yerinde deli olmayı bilmek büyük bir bilgeliktir, diye öğretilir.
Edebiyat
Reklam