“...Katlanmayı öğrenmek yerine tatsız olan her şeyin kökünü kazımak. Hangisi daha onurludur usumuzca, acımasız kaderin sapan taşlarına ve oklarına katlanmak mı, yoksa silah kuşanıp karşı koyarak son vermek mi ders yağmuruna...Ama siz bunların hiçbirini yapmıyorsunuz. Ne katlanıyor ne de karşı koyuyorsunuz. Yalnızca sapan taşlarını ve okları siliyorsunuz yeryüzünden. Kolayına kaçıyorsunuz...”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“...Baskılanan dürtü taşar ve taşan sel, duygu selidir, ihtiras selidir ve bu sel deliliğe dahi dönüşür; akıntının gücüne, setin yüksekliğine ve karşı koyma gücüne bağlıdır. Önüne set çekilmeyen akıntı, belirlenmiş kanallardan geçerek sakin ve keyifli bir varoluşa akar...”
“...Bernard bu yüce gönüllülükten hem duygulandı, hem de kendini aşağılanmış hissetti....Bernard bekleneceği üzere müteşekkirdi (dostunu tekrar kazanmak müthiş bir rahatlamaydı) ve yine bekleneceği üzere kinlenmişti (cömertliği nedeniyle Helmholtz’ dan intikam almak zevk olacaktı)...”