Şair ruhunuza işleyecek bir imaja başvurarak söylemek gerekirse şöyle diyeceğim : bir rakam ne kadar büyük olursa olsun , ister altın kalemle ,ister kurşun kalemle yazılsın , eninde sonunda yine rakamdan ibarettir.
O günden sonra o benim için sevilen kadın olarak değil, en çok sevilen kadın olarak kaldı.Yüreğimde kendine bir yer arayan , sadakati ya da verdiği zevklerin taşkınlığıyla oraya yerleşen bir kadın gibi olmadı o ; hayır ,kalbimin ta kendisi oldu.
Çocuklarımızı kendimizin bu bir parçası ,bedenimizden bir uzvu olarak görürüz . Etlerine etimiz ,kemiklerine kemiğimiz deriz;ama bizim dünyaya getirdiğimiz daha başka şeyler var ki hiç de çocuklarımızdan aşağı kalmaz.Ruhumuzun ,kafamızın ,bilgimizin doğurduğu çocuklar bedenimizden daha yüksek bir yanımızın meyveleridir ve daha çok bizdendirler.Biz bu çocukların hem anaları hem babalarıyız.Bunlar , iyi şeylerse bize daha fazla değer ,daha fazla şeref getirirler ; çünkü öteki çocuklarımızın değerleri bizden çok kendilerinindir; bizim onlardaki payımız pek sudandır ; berikilerinse bütün güzellikleri, bütün incelikleri ,bütün olgunlukları bizimdir .Bu nedenledir ki bize daha bağlı ve yakındırlar.
Augustus'tan ya çocuklarını,ya da bizleri bu kadar beslemiş yazılarını gömmesi istenseydi , çocuklarını gömerdi; gömmese günah işlemiş olurdu .Ne diyeyim bilmem ama ben Musalardan olacak güzel bir çocuğumu karımdan olacak güzel bir çocuktan daha çok severim herhalde.