Çok yalın bir anlatışı vardı yazarın .Kitaptaki başlıkları not alıp her biri hakkında araştırma yapacağım.Kısacası benim için başlangıç kitabı oldu , güzel oldu .
Kitabın konusu normal bir aşk hikayesi değil. Yazar bize bu aşk hikayesini anlatırken dönemin siyasi ,dini ,insanların nasıl giyindiğini,nasıl davrandığını her şeyiyle kendi penceresinden anlatıyor. Kitaptaki olaylar bana çok gerçekçi gelmedi tabiki gerçekçi olmak zorunda değil ama İslami yaşayışı anlattığı için bence daha gerçekçi olmalıydı. Kitaptaki çoğu görüşe katılmıyorum. Şule Yüksel Şenler , siyasi ve sosyal hayatını yaşarken kitaptaki karakter asla evden dışarı çıkmak istemiyor .Her seyi evden halledeyim kafasında. Kendi bile bu hayatı yaşamıyorken kadınları buna teşfik ediyor ya da başı açık olan herkes kafirdir gibi bir imaj yaratıyor. İşte biz kapalıyız Allah sadece bizi seviyor gibi bir bakış açısı var .Bunun gibi şeyler beni sıktı kitabı okurken. Kitaba 5 üzerinden 2.5veriyorum.
Kitabı okurken Liz ile sohbet ediyormuşum gibiydi .Bu çok güzel bir duyguydu benim için . Her gün yemekten sonramı Liz ile sohbete ayırdım bende . Onunla gezdim gerçekten. Daha önce bu tarz gezi kitabı okumadığım için belkide beni bu kadar etkiledi .Her ne olursa olsun bu kitabı herkese tavsiye ederim.
Ye Dua Et SevElizabeth Gilbert · Pegasus Yayınlar · 20102,268 okunma
Çok güzel çok çok güzeldi. Küçük çocuklara olan bakışım değişti. Artık onlara daha kibar ve daha içten davranıyorum. Ne desem az kalır. Popüler bir kitap olduğu için okumayın. Sizi daha iyi bir insan yapacağı için okuyun.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2025275,1bin okunma
Kitabı çok beğendim ve ikinci kez okuyorum. O kadar güzel bir konuyu ele almış ki yazar.
Baş karakterimiz Ahmet Celal bir savaş sırasında (sanırım Çanakkale) kolu kırılıyor ve evine dönmek zorunda kalıyor. O da arkadaşı Mehmet Ali 'nin köyüne gidiyor ve orada yeni bir hayata başlamak istiyor. Eski hayatını unutup sıradan bir köylü olmak istiyor ve kitap bize bu süreci anlatıyor.
Yazar kitapta şu konuya dikkat çekmek istiyor. Kurtuluş Savaşı sırasında ülkenin çoğu - hemen hemen hepsi - ülkesini kurtarmak için varını yoğunu ortaya koydu fakat bazı kesimler vardı ki " bana dokunmayan yılan bin yaşasın" düşüncesindelerdi . Ülkesi için çabalamıyordu. Yazar bize bu durumu anlatmış.
Kitabı okurken o döneme gidip Ahmet Celal le sohbet etmek istedim. Onun - sevdiği kız için- gittiği köye gidip bir ağacın altına oturup saatlerce onunla konuşmak istedim.
Kitap çok güzel herkese tavsiye ederim...