Fulya Ersoy

Tam anlamıyla Sodom ve Gomore
Puan vermedi·311 syf.··
2021 6. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2021 21:23
Bir günde okuduğum, sürükleyici ve kendisinden beklediğimden çok daha keyif aldım bir kitap. Aynı dönem olduğu için yazarın Yaban adlı eseri ile karşılaştırma isteği doğuyor okuyucuda. Yabana göre çok daha yavan kalmış olsa da(belki de okurken taraf olmaktan kaçamadığım için öyle hissettim. Malum işgal dönemi Anadolusu ile İstanbul u karşılaştırınca Yaban bizden kalıyor.) kitabı beğendim. Bana biraz Tanzimat dönemi edebiyatındaki ilk denemeleri hatırlattı. Konusu itibarıyla olacak çünkü Tanzimat züppelerinin bir kuşak sonraki hallerini ve oların çocuklarını görüyoruz romanda. Aynı yanlış batılılaşma, Türklüğü küçümseyen ve başka milletlerin iradesinde yaşam alanı arayan fikirlerin karakterlere sinmiş hali çok güzel anlatılmış. Tarihini, kudretini unutmakla kalmayan milli şuurunu kaybetmiş ve yozlaşmış insanların, kendi dar çevrelerinde nasıl bir bencillikle çürüdükleri ve sefilleştikleri insanda tiksinme duygusu uyandırıyor. Bu açıdan çok başarılı ve beklentimin üzerindeydi. Necdet karakteri sonuna kadar kabuğunu kıracak ve birşeyler yapacak diye beklerken, her seferinde hayal kırıklığı yaşatması da bence o dönemin milli şuuru kaybolmamış ama cesaretsiz ve karnı tok kesimini temsil ediyor. Yazar bence burda tanıdığı birinden ilham almış gibi, okurken öyle hissettim. Onu anlıyor zaafları hakkında üzülüyor gibi bir anlatımı var. Tanzimat, Meşrutiyet, işgal ve Kurtulus dönemlerine ilgi duyanlar için oldukça keyifli, tarih okumalarından yabancı olmadıkları dönemin bir portresi roman.
Edebiyat
Sodom ve GomoreYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 20246,7bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·576 syf.··
2021 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2021 23:44
Roman kurgusu hakkında akademik bilgim olmamakla beraber, yazarın birçok karakteri birbirine bu kadar iyi ve doğal sentezlemiş olması bende hayranlık uyandırdı, dil mükemmel akıcı, kitabı okurken sıkılmadım hatta okurken uzun süredir bu kadar hızlı ve aç bir durumda kitap okumadığımı farkettim. Döneme ilgi duyanlar için bu durum bir kat daha haz verici. Tarafsızlığı da keza öyle, malum bu konuda tarihi romanlar hep bir tarafın gözünden yapar tasviri. Ama malesef tüm beğenime rağmen roman ile ilgili genel bir rahatsızlık oluştu bende, çok gerçekçi bulamadım. Romanın baş karakteri Adnanın yaşadıkları, özellikle gönül ilişkileri ve muhatap karakterlerinin yaşamları bana pek de hayatın doğal akışına uygun gelmedi, bu da malesef bir yerde kitapla arama mesafe koydu. Romanın konusunu oluşturan tarihi süreç ne kadar tarafsız ve gerçekse, yaşananlar bir o kadar abartılmış ve gerçek dışı göründü gözüme. Diğer romanlarda değil özellikle bu romanda neden gerçeklik konusunun beni bu kadar rahatsız ettiğini sorguladığımda, yazarın kendisinin bu beklentiyi olışturduğunu farkettim. Böyle bir hisse kapılmasaydım okuduğum en iyi romanlardan olacaktı kesinlikle. Ki şuanki sıralaması da hayli üstlerde.
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Oğlak Yayıncılık · 20203,380 okunma