İnce Memed'i okumak için hep doğru zamanı bekledim. Kendimi erteledim, İnce Memed'i erteledim. Ve ne kadar uzun bir süre boyunca okuyabilirsem o kadar uzun okumak istedim. Okurken çakırdikenleri kalbime battı. O acıyı, içimin burkulmasını öyle bir hissettim ki ben yakıvermek istedim koca tarlayı...
Ben Hatçe oldum, ben İnce Memed'in aşkıyla yanıp tutuştum, ben kollarında kayboldum,ben üzüntüden mahpushane köşelerinde kahroldum.
Ben İnce Memed oldum, ben Abdi Ağa'yı mahvetmek istedim,ben eşkiya oldum dağa çıktım. Ben yakıverdim koca köyü.
Öyle bir kitaptı ki bitirdiğimde uzunca bir süre tavana bakakaldım. Boğazım düğümlendi, gözüm yaşlandı. İnce Memed'i okuyupta bu duyguları hissetmeyen var mıdır bilmiyorum. Etkisinden çıkıp yeni bir kitaba başlamak istemedim. Seriyi okumak için acele etmedim. Her şeyi hızlıca yaşayıp, tükettiğimiz gibi ben İnce Memedimi tüketmek istemedim.
Bizler sömürenler ve sömürülenlerin dünyasıyız. Her birimiz birer İnce Memediz.
Yaşar Kemal'in ne kadar büyük bir üstat olduğunu bir kez daha anladım. İyi ki bu dünyadan da bir Yaşar Kemal geçti....