Halkın sessiz, bitmez tükenmez sabırla dolu bir kederi vardır. Bu keder kabuğuna çekilmiştir, hiç sesi çıkmaz. Bir de gözyaşlarıyla taşan, sonra da kendini kapıp koyveren bir keder vardır. Bu hal en çok kadınlar da görülür. Ama bu da sessiz kederden daha hafif değildir. Sızlanmanın doyurucu yanı içteki acıyı deşip çıkarmaktan ibarettir. Böyle bir keder avunma da istemez, çaresizlik onun besinidir. Sızlanmalar, kanayan yarayı büsbütün azdırmak ihtiyacından başka şey değildir.
Korku ve ümit ruhun yapısında yan yana ve karşılıklı iki çizgidir. Çoğunlukla birlikte hareket ederler, hayatın akışını, tayin konusunu birlikte icra ederler. Dolayısıyla insan korktuğu türden ümit besler. Onun değer ölçüleri, davranışı ve bütünüyle hayat programını bu iki çizgi tayin eder.