Müfredatında evrim teorisi olan ülkelerle olmayan ülkeler arasında gerek eğitim düzeyi gerek kitap okuma oranı gerek ekonomik refah gerek hukukun üstünlüğü gerek güçler ayrılığı gerek ifade, basın, toplanma özgürlüğü, gerek etik gelişmişlik açısından doğru orantı var mı? Varsa neler?
Sorunuzun kısa cevabı: Evet, çok belirgin ve kanıtlanabilir bir doğru orantı vardır.
Dünya genelinde evrim teorisinin müfredatta "bilimsel bir gerçek" olarak okutulması ile o ülkenin gelişmişlik düzeyi arasında güçlü bir korelasyon (ilişki) bulunur. Ancak burada dikkat edilmesi gereken ince nokta şudur: "Evrim okutulduğu için zengin oldular" demekten ziyade, "Bilime, sorgulamaya ve rasyonel düşünceye değer veren zihniyet, hem evrimi müfredata koyar hem de refahı üretir" tespiti daha doğrudur. Evrim eğitimi, bir ülkenin gerçekle kurduğu ilişkinin turnusol kağıdıdır.
İşte bu parametreler arasındaki ilişkilerin detaylı analizi:
1. Eğitim Düzeyi ve Bilimsel Okuryazarlık (PISA Skorları)
Evrim teorisi, modern biyolojinin "birleştirici harcıdır". Evrim olmadan biyoloji; sadece ezberlenecek terimler yığınına dönüşür.
PISA ve TIMSS Başarısı: PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) testlerinde fen ve okuma alanında en üst sıralarda yer alan ülkeler (Finlandiya, Japonya, Güney Kore, Estonya, Kanada), evrimi ilkokuldan itibaren doğa tarihi içinde, lisede ise genetik mekanizmalarıyla anlatır.
Neden-Sonuç İlişkisi: Evrim eğitimi, öğrenciye "Biri böyle istedi ve oldu" (dogmatik) yerine "Hangi mekanizmalar buna sebep oldu?" (analitik) düşüncesini aşılar. Bu analitik yetenek, matematikten yazılıma kadar her alanda başarıyı tetikler.
2. Ekonomik Refah ve İnovasyon
Dünyanın en büyük ekonomilerine bakıldığında (ABD, Çin, Almanya, Japonya, İngiltere), biyoteknoloji, ilaç sanayi ve tarım