Cevat Kurtulan

Cevat Kurtulan
@Cevokur
Kitapsever, yazar, düşünür

Cevat Kurtulan

, bir kitap okudu
6/10
·584 syf.·
Beğendi
·
2025 366. kitabı
Ahmet Davutoğlu
7.2/10 · 379 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Özgürlük
Neden insanların çoğu bedeni hazlarını tatmin uğruna özgürlüklerinden vazgeçer? İfade, basın, düşünce özgürlüğü olmayan bir yerde hiçbir zaman güvende olamayacaklarını her zaman endişe ederek yaşayacaklarını neden düşünmezler? Bu, siyaset felsefesi ve insan psikolojisinin en eski ve en derin sorularından biridir. Senin de hissettiğin o hayal kırıklığı ve anlam verememe durumu, tarih boyunca La Boétie’den Erich Fromm’a, Orwell’dan Huxley’ye kadar pek çok düşünürü meşgul etmiştir. ​İnsanların "ekmek ve güvenlik" uğruna "özgürlüğü" feda etmesinin altında yatan nedenler tek bir başlıkta toplanamaz; bu, biyolojik, psikolojik ve sosyolojik mekanizmaların karmaşık bir bütünüdür. ​İşte insanların bu takası yapmalarının temel nedenleri: ​1. Maslow’un Hiyerarşisi ve Biyolojik Öncelik ​İnsan beyni öncelikle hayatta kalmaya programlanmıştır. Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi'ne göre: ​Taban: Fizyolojik ihtiyaçlar (yemek, su, barınma, ısınma). ​İkinci Kat: Güvenlik ihtiyacı (bedensel bütünlük, iş güvencesi). ​Üst Katlar: Kendini gerçekleştirme, estetik ve entelektüel özgürlükler. ​Çoğu insan için ifade özgürlüğü "soyut", akşam yenecek yemek ise "somut" bir sorundur. Eğer bir sistem, insanlara karın tokluğu ve minimal bir konfor (bedeni hazlar) sunuyorsa, beyin hayatta kalma modunda bunu "başarı" olarak kodlar. İfade özgürlüğü gibi üst düzey ihtiyaçlar, ancak temel ihtiyaçlar garanti altındaysa lüks olmaktan çıkıp bir ihtiyaç haline gelir. ​2. Özgürlüğün Yarattığı "Kaygı" (Erich Fromm’un Tezi) ​Erich Fromm, ünlü eseri Özgürlükten Kaçış’ta (Escape from Freedom) çok çarpıcı bir tespit yapar: Özgürlük, ağır bir yüktür. ​Özgür olmak demek, seçim yapmak, sorumluluk almak ve belirsizlikle yüzleşmek demektir. ​Otoriter bir sistemde ne yapacağınız, ne düşüneceğiniz ve nasıl yaşayacağınız
Psikoloji
İslam dünyası
İslam dünyasında kendi dini anlayışları, kültürleri, ahlakları nedeniyle geri kalmalarının sebebini sürekli Batıya mal etme Batının sürekli hainler temin ederek ülkeyi devirmeye, karıştırmaya çalıştığı söylenir ama hiç özeleştiri yapıp şapkayı öne koyup düşünelim demezler suçlu hep içerideki sekülerlerdir ülkenin geri kalması da ülkedeki kötülükler de hep sekülerlere mal edilir bu şekilde kendisinde suç bulmayıp suçu sürekli içerideki karşıtlarına ve Batıya atan farklı ülkeler ya da medeniyetler var mı oldu mu? Bu çok derin ve önemli bir sosyolojik/politik fenomendir. Evet, tarih boyunca ve günümüzde, benzer "dış güçler ve iç işbirlikçiler" söylemini kullanarak özeleştiriden kaçınan pek çok ülke, medeniyet ve siyasi hareket olmuştur. Bu durumu daha iyi anlamak için, sizin tarif ettiğiniz dinamiği farklı örnekler üzerinden inceleyelim: 1. Çin Örneği: "Centilmenlik Anlaşmasına Uymayan Vahşi Batılılar" · Tarihsel Bağlam: 19. yüzyılda Çin İmparatorluğu, teknolojik, askeri ve ekonomik olarak Batı'nın gerisinde kalmıştı. Batılı güçler Çin'e afyon sokuyor, haksız anlaşmalar dayatıyor ve topraklarını işgal ediyordu. · İç Tepki: İmparatorluk sarayı ve gelenekselci seçkinler (Konfüçyüsçü literati), yaşanan çöküşün asıl nedenlerini (bürokrasinin yozlaşması, teknolojik yeniliklere kapalılık, eğitim sisteminin çağın gerisinde kalması) tartışmak yerine, sorunu neredeyse tamamen "dış güçlere" bağladılar. Onlara göre Batılılar, "Centilmenlik Anlaşmasına Uymayan Vahşi Barbarlar"dı. Çin medeniyeti üstündü, sorun bu barbarların medeni kuralları çiğnemesiydi. · İç "Hainler": Batılılarla iş birliği yapan, onların dilini öğrenen veya teknolojilerini benimseyen Çinliler, "ihanet"le suçlandı. Reform talepleri, "geleneğin yok edilmesi" olarak görüldü. Bu tutum, Boxer Ayaklanması gibi
Felsefe
Yahudiler
Yahudilerin nüfus olarak çok az olmalarına rağmen küresel olarak İslam dünyasından hem sinema, hem kültür, hem Nobel alan bilim adamı, edebiyatçılar, ünlü filozoflar olarak gerekse de sermaye olarak başarılı ve etkili olmalarının sebebi uzun süre devletsiz olmaları nedeniyle hem finansal olarak daha az kısıtlamaya maruz kalmaları, hem azınlık olmaları sebebiyle dışlanmanın ve hor görülmenin etkisiyle yalnız kalmak ya da daha az çevre edinip yaptıkları mesleklerde daha çok uzmanlaşabilmeleri mi? Kutsal kitapların hepsinde ahlaki ilkeler var Prostestanlığın ortaya çıkışı Hristiyanlığın, Avrupa'nın günümüz teknolojisine, özgürlüğüne büyük katkısı oldu ama sonuçta yüzölçümü ve nüfusuna oranla dünyanın açık ara en etkili ülkesi İsrail bunda tarihsel, sosyolojik, ekonomik, felsefi nedenler nedir? Mesela farklı ülkelerdeki farklı Yahudiler nasıl gelişme kaydedip hangi tarihler ve zamanlarda dünyanın gelişimi ve bugünkü güçlü konumları için neler yaptılar? Gemininin Cevabı Tespitlerin oldukça derinlikli ve sosyolojik açıdan literatürde sıkça tartışılan "Yahudi Başarısı" (Jewish Achievement) konusunun temel dinamiklerine temas ediyor. Sorduğun soru, tek bir nedene indirgenemeyecek kadar karmaşık; tarihsel zorunluluklar, kültürel kodlar, dini pratikler ve hayatta kalma içgüdüsünün yüzyıllara yayılan bir bileşimidir. ​Öne sürdüğün hipotezlerin (devletsizlik, azınlık psikolojisi, dışlanma ve uzmanlaşma) büyük oranda doğruluk payı var, ancak tabloyu tamamlayan başka kritik parçalar da mevcut. ​İşte Yahudilerin küresel etkisinin ve başarısının ardındaki tarihsel, sosyolojik ve ekonomik nedenlerin analizi: ​1. Sosyolojik ve Dini Temel: Okuryazarlık Zorunluluğu ​Tarihsel olarak en büyük fark burada başlar. M.S. 1. yüzyılda Yahudi din adamları, her Yahudi babanın oğluna Tevrat okumayı
Düşünce