Kara Gergedan yazarımız Turhan Yıldırım kaleminden 14 öyküden oluşan bir kitap. Hayattan kesitler sunan, gündelik yaşamda karşılaştığımız birçok konunun yer aldığı öyküler içeriyor kitap. Tüm insanların ortak sorunlarından, mücadalelerinden oluşan geniş bir yelpaze sunuyor yazar. Sevgisizlik, güvensizlik, hoşgörüsüzlük, çaresizlik gibi olguları yazarın gerçekliği ile okuyoruz. Yazarın dili akıcı ve sade. Öyküler yazarın imzasını taşıyor diyebilirim, zekice kurgulanmış ve ayrıntılar dikkat çekici olmuş. “Kızılca Karanlık” en beğendiğim öykü; üç farklı anlatım ile bütünleşmiş olması, onu diğerlerinden ayırdı benim için. Yazarın diğer hikayeleri de güzeldi hakkını vermek gerekir. Düşünülecek, sorgulanacak o kadar çok cümle vardı ki kitapta... Kısacık sayfalara ne duygular sığdırmış yazar. Öykü sevenler mutlaka okusun.
3000’li yıllarda dünya tek bir kent olarak kaldığını hayal edin. Bu kent, Hebe ve tek bir adam tarafından yönetiliyor. Dünya üzerindeki tek gücü elinde tutuyor. Kitap böyle bir distopya üzerine kurulmuş. Yönetime zıt görüşte olanlar, onları desteklemeyenler “Oda” denilen hücrelere gönderiliyor ve ruhları hapsediliyor. Yöneticiler ve destekçilerinin yaşadığı yer ise “Özel Alan”, ayrıcalıklılar.
Bir gün genç bir lise öğrencisinin Oda’ya gönderilmesiyle iktidarın kirli sırları ortaya çıkmaya başlıyor. Kitabın kahramanları, Hebe’deki yanlışları ve zorbalıkları durdurmak icin el ele verip mücadele ediyorlar. Ruh göçü, beden değiştirme gibi birçok konu işleniyor kitapta. Yazarın dili sade ve akıcı. Kitabın konusunu ilgi çekici buldum. Bu nedenle daha uzun anlatılmasını isterdim.